|
Eğitimden sosyal yaşama, özürlü vatandaşlarımızla ilgili merak edilen pek çok konudaki soruyu ve yanıtlarını ilgilerinize
sunuyoruz...
Eğitim
Özürlü bireyin eğitim hakları nelerdir? Özel eğitim hizmetlerinin yasal dayanağı nedir? Özel eğitim merkezlerinden hizmet almak için nereye başvurmak gereklidir? Eğitsel değerlendirme ve tanımlama nedir? Eğitsel değerlendirme ve tanımlama için gerekli belgeler nelerdir? Özel eğitim ücretlerinin ödemesi hangi kurum tarafından yapılmaktadır? Özel eğitim ücretlerinin ödemesi nasıl yapılmaktadır? Özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinde ailenin görevi, sorumlulukları ve işlevi nedir? Özürlü bireyin ailesine yönelik eğitim hizmetleri nasıl verilmektedir? Kaynaştırma programında görme yetersizliği olan öğrencilerin sınav yoluyla değerlendirmeleri nasıl yapılır? Kaynaştırma programında işitme yetersizliği olan çocuklara uygulanan muafiyetler nelerdir? Kaynaştırma programında devam eden zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin başarı durumları nasıl değerlendirilir? Otistik öğrenciler ile duygusal ve davranış bozukluğu olan öğrencilerin başarıları nasıl değerlendirilir? Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan öğrencilerin başarıları nasıl değerlendirilir? Kas ve sinir sistemi bozukluğu olan öğrencilerin eğitimi nasıldır? Üniversite sınavına giren özürlü öğrenciler için ne tür kolaylıklar sağlanmaktadır? Özürlü üniversite öğrencilerine sağlanan kolaylıklar nelerdir?Özürlülere Sağlanan Hak ve Kolaylıklar
Türk Hava Yolları tarafından özürlülere indirim nasıl uygulanmaktadır? TC Devlet Demir Yolları tarafından özürlülere indirim nasıl uygulanmaktadır? Türkiye Denizcilik İşletmesi tarafından özürlülere indirim nasıl uygulanmaktadır? Müze ve örenyeri girişlerinde özürlülere uygulanan ücret nasıldır? Milli parklar, tabiat parkları, tabiat koruma alanları ve tabiat anıtları girişinde uygulanan ücret nasıldır? Toplu taşıma (belediye otobüsü-metro vb.) ve su bedelinde uygulanan ücret nasıldır? Özürlü kimlik kartımı kaybettim ne yapmalıyım? Özürlü kimliğim kırıldı (zayi oldu), nasıl çıkartabilirim? Özürlü kimlik kartı nasıl çıkartılır nereye başvurulabilir? Daha önceden özürlü kimlik kartı sahibiyim. Özürlü olduğumu nüfus cüzdanıma işletmek istiyorum, nasıl ve nereye başvurabilirim? Özürlü olduğumdan dolayı, özür oranımı ve özür bilgimin nüfus cüzdanında yer almasını istemiyorum, sosyal haklardan nasıl yararlanacağım? Daha önce kimlik kartı aldım ancak; özür oranım arttığından yeniden özürlü kimlik kartı düzenlenmesini istiyorum. Özür bilgimi nüfus cüzdanıma işlettim; ancak bazı haklardan yararlanamıyorum? Evlendiğimden dolayı soyadım ve nüfus bilgilerim değişti. Yeni soyadıma göre özürlü kimlik kartımı değiştirmek istiyorum. "Özel Eğitime Gereksinim Duyan Öğrencilerin Okullara Erişiminin Sağlanması için Ücretsiz Taşınması Projesi" nedir? Proje kapsamında hangi öğrencilerin ücretsiz taşınması gerçekleştirilmektedir? Bakım hizmetlerinden kimler yararlanabilir ve bu hizmetlerden yararlanmak isteyen kişiler nereye başvuru yapmalıdır?Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım
Özürlü erken emeklilik veya malûlen emeklilik için nereye müracaat etmelidir? Özürlü memurlar isteğe bağlı erken emekli olabilirler mi? Özürlü memurlar malûlen emekli olabilirler mi? İşçi olarak çalışanlarda malûliyet nedir? Kimler malûlen emekli olabilir? Nereye müracaat etmelidir? Özürlü işçi statüsünde çalışanların erken emeklilikten yararlanma şartları nelerdir? Serbest meslek erbabı olarak çalışanlar hangi koşullarda malûl sayılmaktadır? Serbest meslek erbabı olarak çalışanların malûlen emeklilikten yararlanma şartları nelerdir? Emekli sandığına tabi olanların bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık yardımından nasıl yararlanır? Çalışanların bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık yardımından nasıl yararlanır? Bağ-Kur'a tabi olanların bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık yardımından nasıl yararlanır? Bağ-Kur'dan nasıl sağlık karnesi alınabilir? Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi çalışanların bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık yardımından nasıl yararlanır? Tedavi giderlerini kendi imkânları ile karşılayamayan ve sosyal güvenlik kapsamında bulunmayan özürlü vatandaşların tedavi giderleri nasıl karşılanmaktadır? Sakatlık aylığından nasıl yararlanılır? Aylık bağlanmasında izlenen yol ve diğer hususlar nelerdir? Muhtaç aylığı nedir? Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmayan ortopedik ve diğer yardımcı araç ve gereçler nasıl alınabilir? Sosyal güvencesi olmayanlar ayni ve nakdi yardım, ortopedik ve diğer yardımcı araç ve gereçleri nasıl alabilir? Gelir vergisinden "Sakatlık İndirimi"nden kimler yararlanabilmektedir? Kamu sektöründe ve özel sektörde çalışan özürlülerin gelir vergisinde sakatlık indiriminden yararlanabilmeleri için yapacakları işlemler nelerdir? Gelir vergisinde "sakatlık indirimi"nden yararlanmak isteyenlerin hangi belgeleri hazırlamaları gerekmektedir? Tekerlekli sandalyenin bedeli ne kadardır? Tekerlekli sandalyenin bedelini kim öder? İşitme cihazının bedeli ne kadardır? İşitme cihazının bedelini kim öder? Hasta alt bezinin bedeli ödeniyor mu? Hasta alt bezinin bedeli kim öder? Bakıma gereksinimi olanlara devletin sunduğu bir hizmet var mıdır? Ayni nakdi yardım (yiyecek, giyecek, para yardımı) yapılmakta mıdır? İşe yerleştirilme taleplerini karşılama yetkisi hangi kurumlardadır? İşe girmek ve çeşitli kurumlara özürlü eleman alınıp alınmayacağına ilişkin bilgileri öğrenmek için hangi yol izlenmelidir? Kamu ve özel sektörde işçi olmak için ne yapılmalıdır? Kamuda işçi olmak için özel şartlar var mıdır? Sınav duyuruları Özürlüler İdaresi Başkanlığından da öğrenilebilir mi? 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki işyerlerinin özürlü çalıştırma zorunluluğu ne kadardır? 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi kurum ve kuruluşlarda istihdam edilmesi gereken özürlü oranı ne kadardır? Kamu kurum ve kuruluşlarının özürlü memur çalıştırma yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin takip ve denetiminden sorumlu ve yetkili kurum hangisidir? Kamu ve özel sektör işverenlerinin özürlü işçi çalıştırma yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin takip ve denetiminden sorumlu ve yetkili kurum hangisidir? Özürlü işçi veya memur çalıştırmamanın işverene getirdiği bir müeyyide var mıdır? Özürlü istihdam etme sorumluluğunu yerine getirmeyen işverenlerden toplanan ceza paraları hangi amaçlar için kullanılmaktadır? İşyerlerinde özürlülere yönelik ne tür düzenlemeler yapılmaktadır? Özelleştirilen veya özelleştirilme kapsamına alınan kamu kuruluşlarında çalışan özürlülerin yasal hakları nelerdir? Özürlülere yönelik meslekî eğitim faaliyetlerini hangi kurum/kuruluşlar yürütmektedir? Özürlülere yönelik meslek edindirme kurslarını hangi kurum/kuruluşlar düzenlemektedir? 5378 sayılı özürlüler yasası özürlülerin meslekî rehabilitasyonu ile ilgili ne öngörmektedir? 5378 sayılı özürlüler yasasında istihdamla ilgili nasıl bir yenilik vardır? Bakım gereksinimi olan özürlü yakını bulunan memurların tayininde kolaylık sağlanmakta mıdır? Özürlülerin tayin ve nakillerinde başka özel hükümler var mıdır? Kendi işini kurmak isteyen özürlülere ne gibi kolaylıklar sağlanmaktadır?Özel Donanımlı Araç
Yurtdışından gümrük vergisi muafiyetinden yararlanarak taşıt alınması Yurtiçinden özel tüketim vergisinden (ÖTV) yararlanarak taşıt alınması Motorlu taşıtlar vergisinden istisna nasıldır? Malûl ve engellilere ait taşıtların trafik işlemleri nasıl yapılmaktadır? Taşıtlarda katma değer vergisi ne kadardır? H sınıfı sürücü belgesi nedir ve nasıl alınır? Tek gözü olanlar (monoküler) sürücü belgesi alabilir mi? Malûl ve sakatlar tarafından gümrük vergisinden muafen ithal edilecek başka eşya var mıdır?Sosyal Yaşam
Fiziksel çevrenin özürlülerin ulaşabilirliğine uygun düzenlenmesi nasıl sağlanacak? Oturulan konutta özüre uygun düzenlemeler yaptırılabilir mi? Oy kullanmada özürlüler için özel bir düzenleme var mıdır? Özürlüler için ayrılmış park yerlerinin işgalini önlemeye yönelik bir düzenleme var mıdır? Özürlünün sahip olduğu konutta vergi muafiyeti var mıdır? Özürlülerin spor yapmalarını kolaylaştırıcı tedbirler var mıdır? Medyada özürlülerin şiddet ve ayrımcılığa tabi tutulmamasını önlemeye ilişkin koruyucu tedbirler var mıdır? Belediyeler bünyesinde özürlü hizmet birimi oluşturulmasına ilişkin yasal bir dayanak mevcut mudur? Özürlülere ayrımcılık uygulanmamasına ilişkin yasal bir düzenleme mevcut mudur? Noterlik işlemlerinde özürlülerin korunmasına yönelik uygulama var mıdır?Eğitim
Özürlü Bireyin Eğitim Hakları Nelerdir?
Özürlü bireyler temel eğitim ilkeleri doğrultusunda genel eğitim, özel eğitim ve mesleki eğitim
görme haklarını kullanabilmektedirler.
5378 sayılı Özürlüler Kanunu'nun 15. Maddesinde "Hiçbir gerekçeyle özürlülerin eğitim alması engellenemez.
Özürlü çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak,
bütünleştirilmiş ortamlarda ve özürlü olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanır." ibaresi yer almaktadır.
Yukarı
Özel Eğitim Hizmetlerinin Yasal Dayanağı Nedir?
Özel eğitim hizmetleri 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 31.05.2006 tarih ve 26184 sayılı Resmi
Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği"nde belirtilen esaslar doğrultusunda yürütülür.
Yukarı
Özel Eğitim Merkezlerinden Hizmet Almak İçin Nereye Başvurmak Gereklidir?
Hastaneden alınan "eksiksiz" doldurulmuş "özürlüler için sağlık kurulu raporu" ile ikamet edilen ilçede
bulunan Rehberlik Araştırma Merkezlerine müracaatta bulunulmalıdır.
Yukarı
Eğitsel Değerlendirme ve Tanımlama Nedir?
Rehberlik Araştırma Merkezlerinde, bireyin tüm gelişim alanındaki özellikleri ve akademik disiplin
alanlarındaki yeterliliklerinin değerlendirilmesi amacıyla nesnel, standart testler ve özürlü bireyin
özelliklerine uygun ölçme araçlarıyla yapılan tüm uygulamalardır.
Yukarı
Eğitsel Değerlendirme ve Tanımlama İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
· Özürlü bireyin velisinin veya okul/ kurum yönetiminin yazılı başvurusu,· Okula/ kuruma kayıtlı özürlü bireyin bireysel gelişim raporu · İkametgâh belgesi · Özürlüler için sağlık kurulu raporu Yukarı Özel Eğitim Ücretlerinin Ödemesi Hangi Kurum Tarafından Yapılmaktadır?
Özel eğitime ihtiyacı olduğu "Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu" tarafından tespit edilen tüm özürlü bireylerin
yararlandığı özel eğitim hizmetlerine ilişkin ödemenin Bütçe Uygulama Talimatı ile belirlenen kısmı
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır. Bu miktar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel
eğitim hizmeti veren kuruma ödenmektedir.
Yukarı
Özel Eğitim Ücretlerinin Ödemesi Nasıl Yapılmaktadır?
Doğuştan ya da herhangi bir hastalık veya kaza sonucu fiziksel, görme, işitme, konuşma, zihinsel, ruhsal,
duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmiş özürlü çocukların eğitim ve rehabilitasyon
hakkından yararlanabilmeleri için, yukarıda sayılan yetersizlikleri ile ilgili olarak Özürlülere Verilecek
Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenmiş özürlü sağlık kurulu raporu geçerli belge sayılacaktır.Düzenlenecek raporda tıbbi tanılamanın yanı sıra varsa çocuk gelişimi ve eğitimcisi, sosyal çalışmacı, psikolog, fizyoterapist ve gerek görülen diğer meslek elemanlarından en az biri veya birkaçının eğitimsel tanılama ve özürlünün durumunu değerlendirmeleri ve yazılı olarak bildirecekleri görüşlerinin belgelendirilmek suretiyle özürlü sağlık kurulu raporuna eklenmesi gerekmektedir. Özel eğitim merkezleri, fatura edilen fiziksel, görme, işitme, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal engelli olan çocuklara yönelik özel eğitim, grup eğitimi ve rehabilitasyon hizmetlerinin verilebilmesi için ilgili mevzuatında öngörülen gerekli beceriye sahip meslek elemanlarını çalıştırdıklarını belgelemek zorundadırlar. Özürlü çocukların rehabilitasyonlarının ve eğitimlerinin, ruhsat aldıkları kurumların ilgili yönetmeliklerinde belirlenen esaslar doğrultusunda gerekli personeli istihdam eden resmi (kamu kurum ve kuruluşları ile üniversiteler tarafından açılan merkezler) ve özel rehabilitasyon ile özel eğitim merkezlerinde sağlanması durumunda; özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi tarafından hazırlanan aylık/yıllık çalışma programı, bireyselleştirilmiş eğitim planı ve belirlenmiş rehabilitasyon programları doğrultusunda aldıkları; Grup eğitimi için aylık 80 YTL, aylık/yıllık çalışma programı bireyselleştirilmiş eğitim planı ve belirlenmiş rehabilitasyon hizmeti bedelinin ise aylık 280 YTL tutarı kadarı karşılanacaktır. Bu miktarları geçen kısım ise ilgili tarafından karşılanacaktır. Özürlü çocukların özel eğitim ve rehabilitasyon programlarından yararlanmasının gerekli ve zorunlu olup olmadığı ve bunlara ilk başlama tarihi esas alınarak belirli dönemler halinde hastadaki iyileşme durumunun, özel eğitime ve rehabilitasyona devam edilip edilmeyeceği hususunun yetkili sağlık kurumlarından alınacak ayrıntılı gelişimsel ve eğitimsel tanılama raporları ile tevsiki gerekmektedir. Sağlık kurulu raporlarının en geç iki yılda bir yenilenmesi gerekir. Raporda daha kısa bir süre belirtilmişse, bu süre esas alınır. Özürlülere verilecek sağlık kurulu raporunun yenilenmesi için süresi sona ermeden en az bir ay önce, özürlü ve ailesinin ilgili sağlık kuruluşuna başvurmaları için, hizmet aldıkları rehabilitasyon merkezi tarafından rehberlik yapılacaktır. Özürlüye verilen eğitim ve rehabilitasyonun sürekliliğinin sağlanması için özürlülere verilecek sağlık kurulu raporunun zamanında yenilenmesi hususunda yetkili sağlık kurumlarının gerekli hassasiyeti göstermeleri ve ailenin de işlemleri tamamlamak üzere gerekli takibi yapması gerekmektedir. Özürlü çocukların eğitimlerinin, tıbbi rehabilitasyonlarının ve psiko-sosyal rehabilitasyonlarının yapılacağı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin denetimleri, ilgisine göre Milli Eğitim Bakanlığı veya Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünden kuruluş açma ve işletme izni veren kurum denetim elemanlarınca yapılır. Bu merkezlerden usulüne uygun olarak işletilmeyen ve hizmet sunmayanlar hakkında kuruluş açma ve işletme izni aldıkları kurum mevzuatına göre işlem yapılır. Ödemelerde bu hususlar göz önünde bulundurulacaktır. Yukarı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Hizmetlerinde Ailenin Görevi, Sorumlulukları ve İşlevi Nedir?
Özel eğitimin temel ilkelerinden biriside ailelerin özel eğitim sürecinin her boyutuna aktif olarak katılımlarının
ve eğitimlerinin sağlanmasıdır. Eğitsel değerlendirme ve tanılamanın her sürecinde aileler, okul ve uzmanlar
işbirliği içinde çalışırlar. Gerektiğinde ailenin görüşü alınır. Ailenin görüş ve onayı alınmadan özel eğitim
süreci ile ilgili hiçbir açıklama yapılamaz.
Yukarı
Özürlü Bireyin Ailesine Yönelik Eğitim Hizmetleri Nasıl Verilmektedir?
Aile eğitimi tüm eğitim kademelerindeki özürlü bireyin eğitimine katkı sağlamak "rehberlik ve danışmanlık" hizmetlerini
içeren bir eğitimdir.Aile Eğitim Hizmetleri Rehberlik ve Araştırma Merkezleri Özel Eğitim okul ve Kurumları, kaynaştırma uygulamaları yapılan okullar tarafından hazırlanan ve yürütülür. İhtiyaç halinde bu hizmet evlerde de yürütülebilir. Yukarı Kaynaştırma Programında Görme Yetersizliği Olan Öğrencilerin Sınav Yoluyla Değerlendirmeleri Nasıl Yapılır?
· Yazılı sorularda Braille yazılan cevaplar sınavından hemen sonra öğretmenin öğrenciye okutmasıyla değerlendirilir.· Bu öğrenciler, çizimli ve şekilli sorulardan muaf tutulurlar. · Az gören öğrenciler için sınav soruları kalın ve büyük puntolu hazırlanır. Yukarı Kaynaştırma Programında İşitme Yetersizliği Olan Çocuklara Uygulanan Muafiyetler Nelerdir?
İlköğretimde ve ortaöğretimde bu öğrencilerin istekleri doğrultusunda yabancı dil programlarındaki bazı bilgi
ve becerilerin öğretiminden veya dersin tamamından muaf tutulurlar.
Yukarı
Kaynaştırma Programında Devam Eden Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrencilerin Başarı Durumları Nasıl Değerlendirilir?
Bu öğrencilerin özellikleri dikkate alınarak daha sık aralıklarla ve kısa süreli sınavlar yapılır.
Yukarı
Otistik Öğrenciler İle Duygusal ve Davranış Bozukluğu Olan Öğrencilerin Başarıları Nasıl Değerlendirilir?
Bu öğrencilerin iletişim özellikleri ile sosyal- duygusal huzur bulmuşlukları dikkate alınarak değerlendirme yapılır.
Yukarı
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Öğrencilerin Başarıları Nasıl Değerlendirilir?
Bu öğrencilerin özellikleri dikkate alınarak daha sık aralıklarla ve kısa sürekli sınavlarla yapılır.
Yukarı
Kas ve Sinir Sistemi Bozukluğu Olan Öğrencilerin Eğitimi Nasıldır?
Motor beceri gerektiren derslerin uygulama bölümlerinden istekleri doğrultusunda muaf tutulurlar.
Yukarı
Üniversite Sınavına Giren Özürlü Öğrenciler İçin Ne Tür Kolaylıklar Sağlanmaktadır?
Üniversite sınavına giren özürlü öğrenciler için gerekli fiziksel düzenlemeler yapılmaktadır.
Ortopedik ve görme özürlüler için uygun düzenlenmiş sınav mekânları hazırlanmakta, görme özürlüler ve az
görenler için 30 dakikalık ek sınav süresi verilmekte, sınav sorularını okuyacak ve söylenecek yanıtları
yazacak uygun eğitimde ve düzgün diksiyonlu "yardımcı refakatçi" eşliğinde sınava girme olanağı tanınmaktadır.
Yukarı
Özürlü Üniversite Öğrencilerine Sağlanan Kolaylıklar Nelerdir?
Başarılı ve ihtiyaç sahibi özürlü öğrencilere Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından öncelikli
olarak öğrenim kredisi, katkı kredisi ve yurt tahsisi yapılmaktadır.20.06.2006 tarih ve 26200 sayılı resmi gazetede yayımlanan " Yükseköğretim Kurumları Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Yönetmeliği" gereğince üniversitelerde, öğrencilerin öğrenim hayatlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri almak ve bu yönde düzenlemeler yapmak üzere "Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Birimi" oluşturulması sağlanmıştır. Yukarı Özürlülere Sağlanan Hak ve Kolaylıklar
Türk Hava Yolları Tarafından Özürlülere İndirim Nasıl Uygulanmaktadır?
Türk Hava Yolları tarafından belirlenen usul ve esaslarda özürlülere indirim uygulanmaktadır.Türk Hava Yolları iç ve dış hat seferlerinde geçerli kimi ücretlerde, (her türlü ücret üzerinden uygulanmaz) genel veya kısmı felç sonucu refakatçisiz hareket edemeyen veya kısıtlı hareket edebilen yolculara, görme engelli (%90 ve üzerinde görme özürlüler) her iki ayağını ve/veya bacağını kullanamayan yolculara, uçak içinde herhangi bir durumda fiziksel ve/veya zihinsel nedenlerle kişisel güvenlikleri veya konforları (yemek, tuvalet vb.) kendilerine yeterli olmak konusunda engelle karşılaşacak ve hızlı hareket etmeleri istendiğinde bunu yerine getiremeyen yolculara ve refakatçilerine iç hat seyahatlerde %20, dış hatlarda ise %40 oranında 'özürlü ve refakatçi indirimi' uygulanmaktadır. Söz konusu indirimler parkur ve ücret tiplerine göre farklılık arz edebileceğinden, daha ayrıntılı bilgi edinmek üzere satış ofislerine ve seyahat acentalarımıza başvurabilirsiniz. Yukarıda tanımlandığı şekilde özürlü olduğunu belgeleyen (özel veya devlet hastanesinden alınan rapor ya da heyet raporu) yolcularımız, seyahatleri için geçerli ücretin uygulama şartları kapsamında, özürlü indirimi uygulamasından faydalanabilirler. Ayrıca, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü'nce düzenlenen "Gazi Tanıtım Kartı" na sahip olan gazi/malûl yolculara da, indirime izin veren ücretler üzerinden, iç hat uçuşlarında %20, dış hat uçuşlarında %40 indirim uygulanmaktadır. Yukarı TC Devlet Demir Yolları Tarafından Özürlülere İndirim Nasıl Uygulanmaktadır?
Malûl, gazi ve özürlülere anahat yolcu trenlerinden %20 indirimle yararlanabilmektedir.
Yukarı
Türkiye Denizcilik İşletmesi Tarafından Özürlülere İndirim Nasıl Uygulanmaktadır?
Türkiye Denizcilik İşletmelerine ait Kruvaziye Seferler ve iç hatlarda %20 indirim uygulanmaktadır.
Yukarı
Müze ve Örenyeri Girişlerinde Özürlülere Uygulanan Ücret Nasıldır?
Özürlüler, gaziler ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş, Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında aylık almakta olanlar kimliklerini ibraz etmek suretiyle müzeler ve
örenyerlerinden ücretsiz faydalanmaktadır.
Yukarı
Milli Parklar, Tabiat Parkları, Tabiat Koruma Alanları ve Tabiat Anıtları Girişinde Uygulanan Ücret Nasıldır?
Harp malûlü, gaziler ve özürlüler kimliklerini ibraz etmek suretiyle ücretsiz faydalanmaktadır. Özelleştirilen işletmelerde
sözleşmeye göre uygulama yapılmaktadır. Ayrıca çadır ve karavan yeri ücretinde %50 indirim uygulanmaktadır.
Yukarı
Toplu Taşıma (Belediye Otobüsü-Metro vb.) ve Su Bedelinde Uygulanan Ücret Nasıldır?
Bu uygulanmalar Belediyelere göre çeşitlilik arz etmektedir. Bazı belediyeler ücretsiz taşıma yaparken bazıları
özür oranlarını baz alarak ücretsiz yada indirimli tarife uygulamaktadır. Çok az sayıda belediye tarafından su
faturasında indirime gidilmiştir.Belediyelerin verdikleri hizmetlerde uygulayacakları indirim ve tarifelerde genel bir yasal düzenleme bulunmayıp, bunlar tamamen Belediyenin yetkisinde olan bir husustur. Bütün bu uygulamaların olabilmesi için Belediye Meclislerince bu yönde bir karar alınmış olması gerekmektedir. Yukarı Özürlü Kimlik Kartımı Kaybettim Ne Yapmalıyım?
30.10.2005 tarih ve 25981 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük
Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair Yönetmelik" gereği, Başkanlığımızca özürlüler için kimlik kartı
düzenlenmeyecektir. Bunun yerine, isteğinize bağlı olarak özürlülük bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı düzenlenecektir.
Bilgileriniz MERNİS veri tabanına aktarılmıştır. Özürlü bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı almak için herhangi bir
Nüfus Müdürlüğüne mevcut nüfus cüzdanınızla birlikte müracaat etmeniz gerekmektedir.
Yukarı
Özürlü Kimliğim Kırıldı (Zayi Oldu) Nasıl Çıkartabilirim?
30.10.2005 tarih ve 25981 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük
Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair Yönetmelik" gereği Başkanlığımızca özürlüler için kimlik kartı
düzenlenmeyecektir. Bunun yerine, isteğinize bağlı olarak özürlülük bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı düzenlenecektir.
Bilgileriniz MERNİS veri tabanına aktarılmıştır. Özürlü bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı almak için herhangi bir
Nüfus Müdürlüğüne mevcut nüfus cüzdanınızla birlikte müracaat etmeniz gerekmektedir.
Yukarı
Özürlü Kimlik Kartı Nasıl Çıkartılır, Nereye Başvurulabilir?
30.10.2005 tarih ve 25981 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Özürlüler Veri Tabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük
Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair Yönetmelik" gereği, Başkanlığımızca özürlüler için kimlik kartı
düzenlenmeyecektir. Bunun yerine, isteğinize bağlı olarak özürlülük bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı düzenlenecektir.
Özürlü bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı almak için ikamet ettiğiniz ilin İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne;
sağlık kurulu raporunun aslı veya onaylı örneği ve nüfus cüzdanı ile müracaat etmeniz gerekmektedir.
Yukarı
Daha Önceden Özürlü Kimlik Kartı Sahibiyim. Özürlü Olduğumu Nüfus Cüzdanıma İşletmek İstiyorum, Nasıl ve Nereye Başvurabilirim?
30.10.2005 tarih ve 25981 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük
Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair Yönetmelik" gereği, MERNİS veri tabanına aktarılmış olup; herhangi
bir Nüfus Müdürlüğüne mevcut nüfus cüzdanınızla birlikte müracaat etmeniz gerekmektedir.
Yukarı
Özürlü Olduğumdan Dolayı, Özür Oranımın ve Özür Bilgimin Nüfus Cüzdanında Yer Almasını İstemiyorum, Sosyal Haklardan Nasıl Yararlanacağım?
30.10.2005 tarih ve 25981 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük
Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair Yönetmelik" gereği, Başkanlığımızca özürlüler için kimlik kartı
düzenlenmeyecektir. İkamet ettiğiniz ilin, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne özürlüler için sağlık kurulu
raporunuzun aslı veya onaylı örneği ile giderek değişikliği bildirmeniz gerekmektedir. Değişiklikle ilgili
her türlü işlemi İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünden takip ederek, nüfus cüzdanınızda özürlülük bilgisinin yer
almasını sağlayabilirsiniz. İsteğe bağlı isteğinize bağlı olarak özürlülere tanınan hak ve hizmetlerden mevzuat
doğrultusunda elinizde var olan sağlık kurulu raporu ile faydalanabilirsiniz.
Yukarı
Daha Önce Özürlü Kimlik Kartı Aldım Ancak; Özür Oranım Arttığından Yeniden Özürlü Kimlik Kartı Düzenlenmesini İstiyorum.
30.10.2005 tarih ve 25981 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük
Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair Yönetmelik" gereği, Başkanlığımızca özürlüler için kimlik kartı
düzenlenmeyecektir. Yeni özür oranınızın nüfus cüzdanında yer almasını istiyorsanız, ikamet ettiğiniz ilin,
İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne özürlüler için sağlık kurulu raporunuzun aslı veya onaylı örneği ile giderek
değişikliği bildirmeniz gerekmektedir. Değişiklikle ilgili her türlü işlemi İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünden
takip ederek, nüfus cüzdanınızda özürlülük bilgisinin yer almasını sağlayabilirsiniz.
Yukarı
Özür Bilgimi Nüfus Cüzdanıma İşlettim; Ancak Bazı Haklardan Yararlanamıyorum.
Sağlık kurulu raporu veya özürlülük bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı ile çeşitli kurumların özürlülere sağladığı
hak ve hizmetlerden faydalanabilirsiniz. Bu hak ve hizmetler yerel yönetimler ve hizmet veren kurumların belirlediği
esaslar doğrultusunda sunulmaktadır.
Yukarı
Evlendiğimden Dolayı Soyadım ve Nüfus Bilgilerim Değişti. Yeni Soyadıma Göre Özürlü Kimlik Kartımı Değiştirmek İstiyorum.
30.10.2005 tarih ve 25981 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük
Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair Yönetmelik" gereği, Başkanlığımızca özürlüler için kimlik kartı
düzenlenmeyecektir. Eski bilgileriniz MERNİS veri tabanına aktarılmış olup; bunun yerine, isteğinize bağlı olarak
özürlülük bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı düzenlenecektir. Özürlülük bilgisinin nüfus cüzdanında yer almasını
istiyorsanız, ikamet ettiğiniz ilin İl Sosyal hizmetler Müdürlüğüne yeni nüfus cüzdanınızla giderek, değişikliği
bildirmeniz gerekmektedir. Değişiklikle ilgili her türlü işlemi İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünden takip ederek,
nüfus cüzdanınızda özürlülük bilgisinin yer almasını sağlayabilirsiniz.
Yukarı
"Özel Eğitime Gereksinim Duyan Öğrencilerin Okullara Erişiminin Sağlanması için Ücretsiz Taşınması Projesi" Nedir?
Proje Kapsamında Hangi Öğrencilerin Ücretsiz Taşınması Gerçekleştirilmektedir?
Özel Eğitime Gereksinim duyan Öğrencilerin Okullara Erişiminin sağlanması için Ücretsiz Taşınması Projesi
özel eğitime gereksinim duyan çocukların okullara erişiminin ücretsiz sağlanması ile eğitimde fırsat
eşitliğinin sağlanması ve özürlü öğrencilerin okumaya teşvik edilmesi amacıyla Başbakanlık Özürlüler İdaresi
Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim, Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel tarafından hazırlanmıştır.
Proje kapsamında 2006-2007 öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki· Görme Engelliler Okullarından 184, · İşitme Engelliler Okullarından 1943, · Ortopedik Engelliler Okullarından 67, · Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi-Anasınıfından 460, · Zihinsel Engelliler Okullarından 11615, · Özel Eğitim Sınıflarından 8921 olmak üzere toplam 24118 özel eğitim gerektiren öğrenci ücretsiz taşınacaktır. Proje toplam öğrenci sayısının 27000 olacağı tahmin edilerek planlanmıştır. Yukarı Bakım Hizmetlerinden Kimler Yararlanabilir ve Bu Hizmetlerden Yararlanmak İsteyen Kişiler Nereye Başvuru Yapmalıdır?
Sosyal güvenlik kurumlarına tabi olmayan; sağlık kurulu raporu ile ağır özürlü olduğunu belgelendiren, hayatını
başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek durumda olan kişiler bakım hizmetlerinden yararlanabilir.
Bakım hizmetlerinden yararlanmak için başvuru il sosyal hizmetler müdürlüğüne özürlü bireyin bir yakını tarafından yapılabilir.
Yukarı
Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım
Özürlü Erken Emeklilik veya Malûlen Emeklilik İçin Nereye Müracaat Etmelidir?
Özürlülerin emeklilik işlemleri diğer çalışanlarda olduğu gibi ilgili sosyal güvenlik kurumunca yapılmaktadır. Özürlüler
erken emeklilik ya da malûlen emeklilik işlemlerini tabi olunan sosyal güvenlik kurumuna müracaat ederek başlatabilirler.Emeklilik işlemleri için, Memur olarak çalışanların Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün, İşçi olarak çalışanların Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünün, Serbest Meslek Erbabı olanların BAĞ-KUR Genel Müdürlüğünün ilgili birimlerine müracaat etmeleri gerekmektedir. Yukarı Özürlü Memurlar İsteğe Bağlı Erken Emekli Olabilirler mi?
Memuriyete atanmadan önce özürlü olan ve bu özürleri sebebiyle en az %40 oranında çalışma güçlerini kaybettikleri
Sağlık Kurulu Raporu ile anlaşılanlardan 15 fiili hizmet yılını dolduranların yaş kaydı aranmaksızın istekleri
halinde emeklilikleri mümkündür.
Yukarı
Özürlü Memurlar Malûlen Emekli Olabilirler mi?
Malûlen emeklilik; iştirakçilerin vücutlarında meydana gelen arızalar veya uğradıkları tedavisi imkânsız hastalıklar
sebebiyle vazifelerini yapamayacak duruma gelmeleri halinde uygulanan emeklilik işlemidir.Belirtilen sebeplerle çalışamayacak duruma düşenlere "malûl" denilmekte olup meydana geliş sebeplerine göre 3 türe ayrılmaktadır: a) Adi Malûllük, b) Vazife Malûllüğü, c) Harp Malûllüğü. Ayrıntılı bilgi için bkz. www.emekli.gov.tr Yukarı İşçi Olarak Çalışanlarda Malûliyet Nedir? Kimler Malûlen Emekli Olabilir? Nereye Müracaat Etmelidir?
Hastalık nedeniyle emekli olmak için, gerekli koşulları sağlayarak başvuran kişi, çalışma gücünün en az
2/3'ünü kaybettiği Kurumca tespit edilir ise malûlen emekliliğe hak kazanmış olur. Bu hakkı kazanmış
olanların malûlen emeklilik için Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü Tahsisler Daire Başkanlığı'na müracaat etmesi gerekmektedir.Malûl sayılanlardan; Toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup sigortalılık süresinin her yılı için ortalama 180 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması şartıyla malûllük aylığından yararlanabilmektedirler. Çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü en az %60 kaybeden ve çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirmiş düzeyde sayılmayanlardan yapılan tedavi sonucunda, kurum sağlık tesisleri kurullarınca düzenlenecek raporlarda çalışabilir durumda olmadığı belirtilen sigortalı malûl sayılır. Ancak; sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunduğu, önceden veya sonradan yeterli belgelerle tespit edilen sigortalı bu hastalık veya arızası sebebiyle malûllük sigortası yardımlarından yararlanamaz. Ayrıntılı bilgi için bkz. www.ssk.gov.tr Yukarı Özürlü İşçi Statüsünde Çalışanların Erken Emeklilikten Yararlanma Şartları Nelerdir?
a) Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce bu Kanunun 53 üncü maddesine göre malûl sayılmayı
gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılar,
yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.b) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az on beş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az on sekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tâbi tutulabilir. Ayrıntılı bilgi için bkz. www.ssk.gov.tr Yukarı Serbest Meslek Erbabı Olarak Çalışanlar Hangi Koşullarda Malûl Sayılmaktadır?
Bağ-Kur Kanununa göre çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen sigortalı malûl sayılır.Sigortalılığın başladığı tarihte malûl sayılacak derecede hastalık veya arızası bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalı, bu hastalık veya arızası nedeniyle malûllük sigortası yardımlarından yararlanamaz. Ayrıntılı bilgi için bkz. www.bagkur.gov.tr Yukarı Serbest Meslek Erbabı Olarak Çalışanların Malûlen Emeklilikten Yararlanma Şartları Nelerdir?
Malûllük aylığından yararlanabilmek için aşağıdaki koşulların yerine getirilmesi gerekmektedir.· En az 5 tam yıl sigorta primi ödenmiş olmalıdır. · Sigortalının çalışma gücünün en az üçte ikisini kaybettiğinin tespitine dair Sağlık Bakanlığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Üniversiteler ve Kamu İktisadi Teşekküllerine ait hastanelerin Sağlık Kurullarından alınan ve Emekli sandığı Genel Müdürlüğü Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığınca malûllüğüne karar verilen Sağlık Kurulu raporu bulunmalıdır. · Yazılı istekte bulunmak ve istek tarihi itibari ile her türlü borçlarını ödemiş olmak gerekmektedir. Ancak, Bağ-Kur 1479 sayılı zorunlu sigortalılık kapsamında ya da tarım sigortası kapsamında iken, bir iş kazası veya meslek hastalığı sonucu çalışma gücünün en az üçte ikisini kaybedenler için 5 tam yıl sigorta primi ödemiş olmak koşulu aranmaz. 1479 sayılı zorunlu sigortalılığa tabi olanlar için malûllük aylığı, sigortalının son defa prim ödediği gelir basamağına ait göstergenin, sigortalıların basamaklarda prim ödedikleri süreler de dikkate alınarak aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosu üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının %65'i olarak hesaplanır. Başka birinin sürekli bakımına muhtaç Malûl Sigortalıya da %75 oranında aylık bağlanır. 2926 sayılı tarım sigortalıları için malûllük aylığı, sigortalının son defa prim ödediği gelir basmağına ait göstergenin Genel Bütçe Kanunu ile kabul edilen yürürlükteki Katsayı ile çarpımının %70'idir. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda ise bu oran %80'e çıkarılır. Aylıklara, ayrıca Sosyal Yardım Zammı eklenir. Ancak, 2926 Sayılı Kanuna göre bağlanan malûllük aylıklarına Sosyal Yardım Zammı ilave edilmez. Ayrıntılı bilgi için bkz. www.bagkur.gov.tr Yukarı Emekli Sandığına Tabi Olanların Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişiler Sağlık Yardımından Nasıl Yararlanır?
1 - Sandıktan emekli, malûllük, dul ve yetim aylığı alanlar,2 - Emekli veya malûllük aylığı alanların; · Eşleri, · Yaşları 18'den küçük olan veya orta öğrenim yapmakta ise 20, yüksek öğrenim yapmakta ise 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan erkek ve kız çocukları, · Evli olmayan ve yardım edilmediği takdirde muhtaç duruma düşecek olan kız çocukları, · Yaşları ne olursa olsun malûl ve muhtaç erkek çocukları, · Öz anne ve babalar, sağlık yardımından yararlanabilirler. Ayrıntılı bilgi için bkz. www.emekli.gov.tr Yukarı Çalışanların Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişiler Sağlık Yardımından Nasıl Yararlanır?
5335 sayılı Kanunla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 206 maddesinin 2 numaralı bendi; "2. 25 yaşını dolduran
çocuklar (25 yaşını bitirdiği halde evlenmemiş kız çocukları ile çalışamayacak derecede malûllükleri resmi sağlık
kurulu raporuyla tespit edilenler için süresiz olarak ödeneğin verilmesine devam olunur.)," şeklinde değiştirilmiştir.
Bu ödeneği alanlar sağlık yardımından da yararlanırlar.
Yukarı
Bağ-Kur'a Tabi Olanların Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişiler Sağlık Yardımından Nasıl Yararlanır?
Sağlık sigortasına tabi sigortalıların sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için, en az 8 (sekiz) ay
eksiksiz sağlık sigortası primi ödemiş olmaları, sağlık ve sigorta prim borcu bulunmaması gerekmektedir.
Muayene ve tedavi hakkı sağlık sigortası primi ödenen 8 inci ayı takip eden aybaşından itibaren başlar.İlk defa sigortalı olanların sağlık yardımından yararlanmaları, en az 8 (sekiz) ay, yeniden sigortalı olanların ise en az 4 (dört) ay eksiksiz sağlık sigortası primi ödemiş olmaları, sağlık ve sigorta prim borcu bulunmaması şartına bağlıdır. Kapsam: 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara tabi zorunlu sigortalılar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara tabi yaşlılık ve malûllük aylığı almakta olanlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları ana ve babaları, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara tabi ölüm aylığı almakta olanlar, yararlanırlar. Ancak, diğer Sosyal Güvenlik Kanunlarına ve özel Kanunlara göre sağlık yardımlarından faydalananlar yararlanamazlar. Sağlık hizmeti, Sağlık Bakanlığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, mahalli idareler, üniversiteler, kamu iktisadi teşebbüslerine ait sağlık tesisleri ile diğer sağlık tesislerinden satın alınmak suretiyle yürütülür. Buna ilişkin usul ve esaslar Kurumca belirlenir. Ancak, Kurumla protokolü bulunmayan resmi sağlık kurum ve kuruluşlarında Bağ-Kur sağlık karnesi ile muayene ve tedavi görenler için Sağlık Bakanlığı'na bağlı yataklı tedavi kurumlarında yapılacak muayene-tetkik-tahlil-müdahale-ameliyat ve tedavilere ait fiyat tarifesi üzerinden hesaplanmak suretiyle Kurumca belirlenecek esaslar dâhilinde ödeme yapılır. Bunu aşan kısmı ise ilgili tarafından karşılanır. Bununla birlikte sağlık yardımlarından faydalanan kimselerin özel bir sağlık müessesinde yatırılarak tedavi altına alınmaları halinde, vak'anın aciliyeti raporla belgelenmek ve bu rapor Kurum tarafından kabul olunmak şartıyla, bu sağlık müesseselerinde yapılan tedavi giderleri Sağlık Bakanlığı'na bağlı yataklı tedavi kurumlarında yapılacak muayene-tetkik-tahlil-müdahale-ameliyat ve tedavilere ait fiyat tarifesi üzerinden hesaplanmak suretiyle ödenir. Sağlık hizmetinin hangi sağlık kuruluşlarından satın alınacağının tespitine Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yukarıda belirtilen hastanelerin dışında parası ödenerek yararlanılması durumunda, ödenen sağlık giderlerine ait faturalar Bağ-Kur İl Müdürlüğüne ibraz edildiğinde, ödenen tutarları Bağ-Kur Sağlık Sigortası Yardımları Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde, geri alınabilir. Özel hastanelerden ancak, acil durumlarda yararlanılabilir. Bir raporla belgelenecek acil olma durumunun, Bağ-Kur Sağlık Kurulunca kabul edilmesi gerekmektedir. Ödeme, Sağlık Bakanlığı fiyat tarifesi üzerinden yapılır. Ayrıntılı bilgi için bkz. www.bagkur.gov.tr Yukarı Bağ-Kur'dan Nasıl Sağlık Karnesi Alınabilir?
Sağlık sigortasına tabi sigortalıların sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için;
ilk defa sigortalı olanların en az 8(sekiz) ay, yeniden sigortalı olanların ise en az 4(dört) ay eksiksiz
sağlık sigortası primi ödemiş olmaları, sağlık ve sigorta prim borcu bulunmaması gerekmektedir.Bu koşulları yerine getiren sigortalıların sağlık karnesi almak için; · İl Müdürlüklerinde örneği mevcut 1479 veya 2926 sayılı Kanunlara tabi sigortalılar için Bağ-Kur sağlık karnesi talep formu, · Zorunlu sigortalılık için bağımsız çalışmasının devam ettiğine dair Bağ-Kur sigortalılık belgesi, · Vukuatlı nüfus kayıt örneği, · Öğrenciler için öğrenim durumlarını gösterir belge, · 7 yaşından küçük çocuklar hariç her sağlık karnesi için 1 adet vesikalık fotoğraf, · Yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda bulunan çocuklar için tam teşekküllü hastanelerin birinden alınacak sağlık kurulu raporu, Geçimi sigortalı veya yaşlılık veya malûllük aylığı alanlar tarafından sağlanan ana, baba ve 18 yaşını geçmiş evli olmayan kız çocukları için diğer sosyal güvenlik kuruluş kayıtlarını gösterir belgeyi, temin ederek, il müdürlüklerine başvurmaları gerekmektedir. Ayrıntılı bilgi için bkz. www.bagkur.gov.tr Yukarı Sosyal Sigortalar Kurumuna Tabi Çalışanların Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişiler Sağlık Yardımından Nasıl Yararlanır?
Sigortalının geçindirmekle yükümlü olduğu kimseler;b) ... 18 yaşını doldurmuş olup da çalışamayacak durumda malûl erkek çocukları ile yaşları ne olursa olsun evli bulunmayan ve sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmayan veya aylık yahut gelir almayan kız çocukları, sağlık yardımından yararlanırlar. Bu yardımın sağlanması için ise; her kurum ilgili mevzuatlarında başka bir sosyal güvenlik kurumundan aylık ya da gelir elde edilmemesi önkoşulunu getirmiştir. Ayrıntılı bilgi için bkz. www.ssk.gov.tr Yukarı Tedavi Giderlerini Kendi İmkânları ile Karşılayamayan ve Sosyal Güvenlik Kapsamında Bulunmayan Özürlü Vatandaşların Tedavi Giderleri Nasıl Karşılanmaktadır?
Bu durumdaki vatandaşlarımızın sağlık kuruluşlarındaki tedavi giderlerinin karşılanabilmesi; 3816 sayılı Ödeme
Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun,
3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kanunu kapsamında mümkün olmaktadır.Ayrıca; 21.04.2005 tarih ve 5335 sayılı "Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 8'inci maddesi ile; 01.07.1976 tarih ve 2022 sayılı Kanunun 7'inci maddesi "Bu Kanundan yararlananların tedavi giderleri, 18.06.1992 tarih ve 3816 sayılı Ödeme Gücü olmayan Vatandaşların Tedavi giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun hükümlerine göre yeşil kart verilerek karşılanır." şeklinde değiştirilmiş olup, sakatlık aylığı bağlananların tedavilerinin yeşil kart verilerek sağlanması gerçekleşmiştir. Yukarıda belirtilen kanunlar kapsamındaki sağlık yardımlarından faydalanabilmek için gerekli belgeler ile birlikte ikamet edilen yerin Mülkî İdare Amirliği'ne başvurulması gerekmektedir. Yukarı Sakatlık Aylığından Nasıl Yararlanılır?
01.07.1976 tarih ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanunun 1'ici maddesinin 1'inci fıkrasında " 65 yaşını doldurmuş, kendisine kanunen bakmakla
mükellef kimsesi bulunmayan, sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun
bir gelir veya aylık hakkından yararlanmayan, nafaka bağlanmamış veya bağlanması mümkün olmayan, mahkeme kararıyla
veya doğrudan doğruya kanunla bağlanmış herhangi bir devamlı gelire sahip bulunmayan ve muhtaçlığını İl veya İlçe
İdare Heyetlerinden alacakları belgelerle kanıtlayan Türk Vatandaşlarına hayatta bulundukları sürece, 300 gösterge
rakamının her yıl bütçe kanunu ile tespit edilecek katsayı ile çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır." denilmektedir.Ayrıca; 01.07.2005 tarih ve 5378 sayılı "Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"unun 25'inci maddesi 01.7.1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir. 65 yaşını doldurmamış olmakla birlikte; "Başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde özürlü olduklarını tam teşekküllü hastanelerden alacakları sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan, 18 yaşını dolduran ve kanunen bakmakla mükellef kimsesi bulunmayan özürlülerden; her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamının aylık ortalamasına göre bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardan daha az geliri olanlara, bu Kanunun 1 inci maddesine göre belirlenecek aylık tutarının %300'ü tutarında, b) 18 yaşını dolduran, kanunen bakmakla mükellef kimsesi olmayan ve herhangi bir işe yerleştirilememiş olan özürlülerden; her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamının aylık ortalamasına göre bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardan daha az geliri olanlara, bu Kanunun 1 inci maddesine göre belirlenecek aylık tutarının %200'ü tutarında, c) Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamının aylık ortalamasına göre bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardan daha az geliri olduğu halde, kanunen bakmakla yükümlü olduğu 18 yaşını tamamlamamış özürlü yakını bulunanlara, bakım ilişkisi fiilen gerçekleşmek kaydıyla bu Kanunun 1 inci maddesine göre belirlenecek aylık tutarının %200'ü tutarında, Aylık bağlanır. 65 yaşın doldurulmasından önce bu madde hükümlerine göre bağlanmış olan aylıkların aynı şekilde ödenmesine devam olunur. Bu Kanunun 1 inci maddesine göre aylık bağlananlardan başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek kadar özürlü olduklarını tam teşekküllü hastaneden alacakları sağlık kurulu raporu ile kanıtlayanlara da birinci fıkranın (a) bendine göre aylık bağlanır. Aylık bağlanmasına esas özürlülük oranı değişenlerin aylıkları durumlarına göre yeniden tespit olunur. Özürlülük oranı, bu Kanuna göre aylık bağlanması gereken oranın altına düşenler ile birinci fıkrada belirtilen aylık ortama gelir tutarından fazla gelir elde etmeye başlayanların aylıkları kesilir. Aylık hakkından yararlanan 18 yaşından küçük özürlülerin yalnızca kendileri bu Kanunun 7'nci maddesinde belirtilen tedavi hakkından yararlanır. Ancak, bu madde hükümlerine göre aylık alanlardan herhangi bir sosyal güvenlik kurumunun tedavi yardımı kapsamında bulunanlara tedavi yardımı yapılmaz. Belirtilen hükümler doğrultusunda aylıktan yararlanmak için ikamet edilen İlçenin Kaymakamlığına müracaat etmek gerekmektedir. Ayrıntılı bilgi için bkz. www.emekli.gov.tr Yukarı Aylık Bağlanmasında İzlenen Yol ve Diğer Hususlar Nelerdir?
2022 Sayılı Kanuna göre, 1550 gösterge rakamının, memur maaşlarına uygulanan katsayı ile çarpımından bulunacak
tutardan daha az geliri bulunan, 65 yaşını doldurmuş yaşlılar ile 18 yaşından büyük özürlüler ve Kanunen bakmakla
yükümlü olduğu 18 yaşını tamamlamamış özürlü yakını bulunan Türk Vatandaşlarına aylık bağlanmaktadır. Herhangi bir
şekilde yukarıda belirtilen tutara eşit veya daha fazla geliri olanlar muhtaç sayılmazlar ve kendilerine aylık bağlanmaz.Emekli Sandığınca bağlanan bu aylıklar her yılın, Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında olmak üzere üç ayda bir peşin olarak ikametgâhlarına yakın anlaşmalı T.C. Ziraat Bankaları Şubeleri ile anlaşmalı PTT Merkez Müdürlükleri aracılığı ile hak sahiplerine veya vekil ya da vasilerine ödenmektedir. Anılan Kanuna göre yukarıda açıklanan şartları taşıyan Türk Vatandaşları, aylık talepleri için üç adet belgelik fotoğrafları ve Nüfus Cüzdanları ile birlikte ikametgâhlarının bağlı bulunduğu Defterdarlık veya Malmüdürlüklerine başvurmaları gerekmektedir. İlgili Defterdarlık veya Malmüdürlüğü aylık talebinde bulunanlar hakkında, Kanunun uygulanmasına ilişkin Yönetmeliğin ilgili hükmü doğrultusunda aylık bağlanabilmesi için gerekli belgeleri düzenleyerek Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne göndermektedirler. Söz konusu belgeler Kanun ve uygulanmasına ilişkin Yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelenerek ilgililere aylık bağlanıp, bağlanmayacağı hususunda nihai karar Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce verilmekte ve bu kararlar yazı ile aylık talebinde bulunanların adreslerine bildirilmektedir. Bağlanan aylıklar, hak sahiplerinin; a) Ölümü, b) Türk Vatandaşlığından çıkması, çıkarılması, yabancı memleket uyruğuna girmesi (Türk Vatandaşlığını muhafaza edenler hariç), c) Muhtaçlığın kalkması, e) Sakatlığı nedeniyle aylık bağlanmış ise bir işte çalışmaya başlaması, f) Bir akitle hakiki veya hükmi şahıslar tarafından bakım altına alınması, g) Daimi olmayan sakatlık oranının %40'ın altına düşmesi, h) Evlenmesi sebebiyle muhtaç durumdan çıkması, hallerinde, bu durumlarının meydana geldiği tarihi takip eden dönem başından itibaren kesilmektedir. ÖNEMLİ NOT: Yukarıda sayılanlardan biri gerçekleştiği zaman Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne bildirimde bulunarak aylığı kestirmeniz gerekmektedir. Aylık almaya devam olunursa söz konusu durumlar tespit edildiğinde durumun gerçekleştiği tarihten itibaren geriye dönük olarak %50 faiziyle geri ödeme istenmektedir. Aylık almakta olanlar veya aylık sahiplerinin eş, kardeş, anne, baba, vasi, kayyum veya vekilleri aylıkların kesilmesini gerektiren hallerin vukuunda, bu durumları Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne üç ay içinde bildirmekle yükümlüdürler. 2022 Sayılı Kanuna göre aylık alanlara, aylık ödemelerinde kimlik belgesi yerine geçen fotoğraflı "Tanıtım kartı" verilir. Bu kanundan yararlananların tedavi giderleri, 18.06.1992 tarihli ve 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet tarafından karşılanması hakkında Kanun Hükümlerine göre Yeşil Kart verilerek karşılanmaktadır. 2022 Sayılı Kanuna göre bağlanmış aylıklarından feragat etmek isteyenler: Aylığın kesilme nedenini de belirten Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne hitaben yazacakları dilekçelerini, (dilekçedeki "imza ve beyanın kendilerine ait olduğunun" mahallesi veya köyü muhtarına imza, kaşe ve mühür ile onaylattıktan sonra) Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne "Yaşlılar Sosyal Güvenlik Dairesi Başkanlığı Ehlibeyt Mah. Cevizlidere Cad. No:20 06520 Balgat /ANKARA" adresine göndermeleri gerekmektedir. Yukarı Muhtaç Aylığı Nedir?
Vakıflar Genel Müdürlüğünce, vakfiyelerde yer alan hayır şartlarının yerine getirilmesi amacıyla sosyal güvenlik
kurum ve kuruluşlarından her ne ad altında olursa olsun bir gelir ve aylık hakkından yararlanmayan, her hangi bir
gelire sahip olmayan, nafaka bağlanmayan, menkul ve gayrimenkul malı olmayan ve çalışma gücünü %40'ın üzerinde
kaybeden muhtaç, özürlü ile ayrıca, annesi veya babası olmayan 18 yaşından gün almamış yetim çocuklara, Muhtaç
Aylığı ve Vakıf İmaret Yönetmeliği hükümlerine göre aylık bağlanmaktadır.Muhtaç Aylığı Bağlanabilmesi İçin Talepte Bulunanlardan Aşağıdaki Belgeler İstenir. 1 - Dilekçe, 2 - Nüfus kayıt örneği, 3 - Sağlık kurulu raporu, 4 - Tapu, vergi, özel idare müdürlükleri ile belediye başkanlıklarından alınacak belgeler, 5 - SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığından maaş alınmadığını tevsik eden belgeler, 6 - Mal bildirim beyanı, 7 - Muhtaçlık belgesi Muhtaç kişi talebini, ikamet ettiği ilin bağlı olduğu Vakıflar Bölge Müdürlüğüne şahsen veya posta ile yapabilir. 1.7.2006 tarih ve 26215 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Vakıflar Genel Müdürlüğü Muhtaç Aylığı ve Vakıf İmaret Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Daire Yönetmelikte Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Muhtaç Aylığı ve Vakıf İmaret Yönetmeliğinde aşağıdaki değişiklikler olmuştur. · "18 yaşından küçük sakat çocuklara, kendilerine bakmakla yükümlü anne ve babalarının bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartları taşıdığı takdirde, muhtaç aylığı bağlanır." · "1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş, Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince aylık alanlar, vakıf imaretlerinden yararlanabilirler." Yukarı Sosyal Güvenlik Kurumunca Karşılanmayan Ortopedik ve Diğer Yardımcı Araç ve Gereçler Nasıl Alınabilir?
6 Haziran 1997 tarih ve 23011 sayılı (mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Kanun Hükmünde
Kararnameler ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname"nin 17'inci maddesi
ile 29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun 2 inci maddesine aşağıdaki
fıkra eklenmiştir."Ancak, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir alan özürlülerin, tedavi giderleri ile fonksiyon kazandırıcı ortopedik ve diğer yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarca karşılanamayan kısmı bu Kanun kapsamındadır." Yukarı Sosyal Güvencesi Olmayanlar Ayni ve Nakdi Yardım, Ortopedik ve Diğer Yardımcı Araç ve Gereçleri Nasıl Alabilir?
İliniz veya İlçenizin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına müracaat ederek talepte bulunabilirsiniz.
Ayrıca; Kızılay ve diğer sosyal yardım amaçlı dernek, vakıf, federasyon, konfederasyonlardan bu konuda yardım alabilirsiniz.Ayrıca belediyeler tarafından da çeşitli yardımlar yapılmaktadır. Yukarı Gelir Vergisinden "Sakatlık İndirimi"nden Kimler Yararlanabilmektedir?
Özürlü hizmet erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan hizmet erbabı, özürlü serbest meslek
erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı,
Basit usulde vergilendirilenlerden, tüccar ve ücretli durumuna girmeksizin, imalat, tamirat ve küçük sanat
işleri ile uğraşan, (ilk madde ve yardımcı malzeme müşteriye ait olarak faaliyet gösteren terzi, tamirci,
marangoz gibi) özürlüler yararlanmaktadırlar.
Yukarı
Kamu Sektöründe ve Özel Sektörde Çalışan Özürlülerin Gelir Vergisinde Sakatlık İndiriminden Yararlanabilmeleri İçin Yapacakları İşlemler Nelerdir?
Gelir vergisin indiriminden yararlanmak isteyen özürlü hizmet erbabı, nüfus kâğıdının örneği ve çalıştığı
işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge ile birlikte illerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğüne,
bağımsız Vergi Dairesi bulunan ilçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, diğer ilçelerde Mal Müdürlüğüne bir dilekçe
ile başvuracaktır.
Yukarı
Gelir Vergisinde "Sakatlık İndirimi"nden Yararlanmak İsteyenlerin Hangi Belgeleri Hazırlamaları Gerekmektedir?
Gelir Vergisi indiriminden yararlanmak isteyenlerin dilekçe ekinde bulunduracakları belgeler şunlardır:Özürlü hizmet erbabı için: a) Çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge, b) Nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf. Hizmet erbabının bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişiler için: a) Ücretlinin çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge, b) Özürlü kişilerin nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf, c) Özürlü kişiye bakmakla yükümlü olduğunu gösteren belge. Özürlü serbest meslek erbabı için: a) Vergi kimlik numarasını gösteren belge, b) Nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf. Serbest meslek erbabının bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişiler için: a) Serbest meslek erbabının vergi kimlik numarasını gösteren belge, b) Özürlü kişilerin nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf, c) Özürlü kişiye bakmakla yükümlü olduğunu gösteren belge. Gelir Vergisi indiriminden yaralanma hakkına sahip basit usulde vergilendirilen özürlüler için: a) Vergi kimlik numarasını gösteren belge, b) Nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf. Yukarı Tekerlekli Sandalyenin Bedeli Ne Kadardır?
Her yıl Bütçe Uygulama Talimatı'nda belirlenen miktarlarda Sağlık Kurulu raporuna göre ödeme yapılmaktadır.
Aşan kısmı ilgili tarafından karşılanır.2006 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatına göre Ödenen Miktar: · Özelliği olmayan motorsuz tekerlekli sandalye 185.17. YTL. · Özelliği olan motorsuz tekerlekli sandalye 648.09. YTL. Yukarı Tekerlekli Sandalyenin Bedelini Kim Öder?
Bağlı bulunulan sosyal güvenlik kurumunca karşılanır. Herhangi bir sosyal güvenceye tâbi olmama
halinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarından sağlanması Valilik ve Kaymakamlıklardan talep edilebilir.
Yukarı
İşitme Cihazının Bedeli Ne Kadardır?
Yönetmeliğin 34 üncü maddesine göre sağlık kurulu raporuyla verilen her bir işitme cihazı için en fazla 790 YTL
ödenecek, bu miktarı aşan kısım ilgili tarafından karşılanacaktır.Hasta tarafından edinilen cihaza ait fatura tutarının yukarıda belirtilen miktardan az olması halinde faturada yer alan tutar üzerinden ödeme yapılacaktır. Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası (B) bendi kapsamında bulunanlara, bir işitme cihazı için yapılacak ödeme; yukarıda belirtilen miktarı geçmeyecektir. İşitme cihazlarının kalıbı ve pil bedelleri, ilgili uzman hekim raporuyla gerek görülmesi kaydıyla ödenebilir. İşitme cihazı sağlanan kişilerin cihaz bakım ve onarım ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her marka cihaz için satış sonrası hizmetleri yeterlilik belgesine sahip ülke genelinde en az üç servis bulunmalı ve onarım için bırakılan işitme cihazının yerine firma tarafından bakım süresince kullanılmak üzere kullanılabilecek başka bir cihaz yedek olarak verilmelidir. Yukarı İşitme Cihazının Bedelini Kim Öder?
Bağlı bulunulan sosyal güvenlik kurumunca karşılanır. Herhangi bir sosyal güvenceye tâbi olmama halinde
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarından sağlanması Valilik ve Kaymakamlıklardan talep edilebilir.
Yukarı
Hasta Alt Bezinin Bedeli Ödeniyor mu?
Hastalığı nedeniyle "mesane veya rektum" kontrolü olmadığı (Çocuklar için en az iki yaşını tamamlamış olmak
kaydı ile) ve hasta altı bezi kullanması gerektiği sağlık kurulu raporuyla belgelendirilenlerin, ihtiyaca binaen
kullanılması öngörülen hasta alt bezine ait fatura bedelleri; günde 4 adedi ve her bez için 70 YKr geçmemek
üzere birer aylık devreler halinde ödenecektir. Sağlık kurulu raporları bir yıl süreyle geçerlidir.
Yukarı
Hasta Alt Bezinin Bedeli Kim Öder?
Bağlı bulunulan sosyal güvenlik kurumunca karşılanır. Herhangi bir sosyal güvenceye tâbi olmama halinde Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarından sağlanması Valilik ve Kaymakamlıklardan talep edilebilir.
Yukarı
Bakıma Gereksinimi Olanlara Devletin Sunduğu Bir Hizmet Var mıdır?
Sosyal güvencesi bulunmayan ve ailesi ekonomik yoksunluk içinde bulunan bakıma muhtaç özürlülere evlerinde veya
kurumda bakım hizmeti verilmektedir. Bu hizmetlerin iki asgari ücrete kadar olan kısmı Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından ödenmektedir.Yine aynı şartlarda bakımı aile bireyi ya da yakını tarafından karşılanan özürlü için, bakımı yapan kişiye bir asgari ücrete kadar ödeme yapılmaktadır. Bakım hizmeti ve bakım ücretinden faydalanmak için İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'ne başvurmak gerekmektedir. Yukarı Ayni Nakdi Yardım (Yiyecek, Giyecek, Para Yardımı) Yapılmakta mıdır?
Muhtaç durumda olup, herhangi bir sosyal güvenliği olmayan kişiler; İl veya ilçedeki Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışma Vakıflarına başvuruda bulunarak, ayni ve nakdi yardımlardan yararlanabilirler.Ayrıca, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü'nce muhtaç durumdaki ailelerin çocuklarının bakımına destek için ayni ve nakdi yardımlar yapılmaktadır. Muhtaç olup, özürlü çocuğunun bakımında güçlükler yaşayan aileler bu yardımdan yararlanmak için İllerinde bulunan İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne müracaat edebilirler. Yukarı İşe Gelme Taleplerini Karşılama Yetkisi Hangi Kurumlardadır?
Özürlü kişilerin devlet memuru olarak istihdamları Devlet Personel Başkanlığı koordinasyonunda ilgili kamu
kurum ve kuruluşlarınca, işçi olarak istihdamları ise Türkiye İş Kurumu tarafından yapılmaktadır.
Yukarı
İşe Girmek ve Çeşitli Kurumlara Özürlü Eleman Alınıp Alınmayacağına İlişkin Bilgileri Öğrenmek İçin Hangi Yol İzlenmelidir?
Özürlü kadrosuna devlet memuru olarak atanmak için öncelikle yapılacak sınavlara girmek gerekmektedir.
Her kamu kurumu, özürlü kadrosuna memur almak için kendisi sınav açmaktadır. Bu sınavlar, Nisan-Mayıs,
Temmuz-Ağustos, Ekim-Kasım dönemlerinde açılmaktadır. Devlet memurluğuna ilişkin sınav duyuruları Devlet
Personel Başkanlığınca yapılmakta olup Resmi Gazete ve ilgili kurumun Web sitesinde yayımlanmaktadır.
(regabasbakanlik.gov.tr,
www.basbakanlik-dpb.gov.tr)
Yukarı
Kamu ve Özel Sektörde İşçi Olmak İçin Ne Yapılmalıdır?
İkametgâhınızın bulunduğu yerdeki Türkiye İş Kurumu İl Müdürlüğüne şahsen başvurarak kayıt yaptırmanız ve
ilgili İl Müdürlüğü ile sürekli iletişim halinde olmak gerekmektedir. Türkiye İş Kurumu'nun ilan ettiği açık
işler ve kamu kurumlarına alınacak işçiler için yapılacak sınavlar İŞKUR Web sitesinde
(www.iskur.gov.tr) ve İŞKUR İl Müdürlüklerinde duyurulmaktadır.Kamu kurum ve kuruluşlarında işçi olarak işe girebilmek için, "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İşçi Olarak İstihdam Edilecek Özürlüler Hakkında Uygulanacak Sınav Yönetmeliği" kapsamında düzenlenen merkezî sınava girmek gerekmektedir. Yukarı Kamuda İşçi Olmak İçin Özel Şartlar Var mıdır?
Okuryazar, ilköğretim mezunu ve zihinsel veya ruhsal özürlü olanlar kamu kurum ve kuruluşlarında işçi olmak için
sınava tabi tutulmazlar. Bu kapsamda bulunan ve talep koşullarına duruma uygun başvuranlar, noter huzurunda kura
çekimine tabi tutulurlar.
Yukarı
Sınav Duyuruları Özürlüler İdaresi Başkanlığından da Öğrenilebilir mi?
Evet. Kurumların açtığı sınavlar ve özürlü personel alımına ilişkin duyuruları Başkanlığımızın
0(312) 419 79 23-24-25 no'lu telefonlarını ve ALO 183'ü arayarak veya
www.ozida.gov.tr web adresinden düzenli olarak takip etmeniz mümkündür.
Yukarı
4857 Sayılı İş Kanunu Kapsamındaki İşyerlerinin Özürlü Çalıştırma Zorunluluğu Ne Kadardır?
50 ve üzeri işçi çalıştıran işyerlerinde çalıştırılmaları gereken özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurları için
öngörülen toplam çalıştırma oranı %6dır. Bu oran (2006 yılı için); kamu işyerlerinde özürlüler için %4, eski
hükümlüler için %2, özel sektör işyerlerinde özürlüler için %3, eski hükümlüler için %1 ve terör mağdurları
içinde %2 olarak belirlenmiştir.Özürlülerin istihdamı konusunda işverenler için yasal zorunluluk yanında teşviklerde söz konusudur. İşyeri; mevzuatlarla belirtilen özürlü sayısından daha fazla özürlü çalıştırırsa veya çalışan özürlünün özür derecesi %80 den fazla olursa veya herhangi bir kanuni yükümlülüğü olmamasına karşın özürlü çalışanı varsa işveren tarafından ödenen sigorta priminin %50 si hazine tarafından karşılanmaktadır. Yukarı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa Tâbi Kurum ve Kuruluşlarda İstihdam Edilmesi Gereken Özürlü Oranı Ne Kadardır?
Devlet Memurları Kanununa göre; kurum ve kuruluşlar çalıştırdıkları personele ait kadrolarda %3 oranında özürlü
personel çalıştırmak zorundadır. %3'ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (taşra teşkilatı dâhil) toplam
dolu kadro sayısı dikkate alınır.
Yukarı
Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Özürlü Memur Çalıştırma Yükümlülüklerinin Yerine Getirilmesinin Takip ve Denetiminden Sorumlu ve Yetkili Kurum Hangisidir?
Kamu kurum ve kuruluşlarının özürlü memur çalıştırma yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin takip ve denetiminden
Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı sorumludur.
Yukarı
Kamu ve Özel Sektör İşverenlerinin Özürlü İşçi Çalıştırma Yükümlülüklerinin Yerine Getirilmesinin Takip ve Denetiminden Sorumlu ve Yetkili Kurum Hangisidir?
Kamu ve özel sektör işverenlerinin özürlü işçi çalıştırma yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin takip ve denetiminden
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü sorumlu ve yetkilidir.
Yukarı
Özürlü İşçi Veya Memur Çalıştırmamanın İşverene Getirdiği Bir Müeyyide Var mıdır?
Kamu ve özel sektör işverenlerinden sorumluluğunu yerine getirmeyenlerden her ay çalıştırmadığı her özürlü için belli
bir miktar para cezası kesilmektedir. Bu ceza, 2006 yılı için 1.175.000.000.TL' (1.175.00.YTL) dir.Özürlü memur çalıştırmamanın herhangi bir müeyyidesi bulunmamaktadır. Yukarı Özürlü İstihdam Etme Sorumluluğunu Yerine Getirmeyen İşverenlerden Toplanan Ceza Paraları Hangi Amaçlar İçin Kullanılmaktadır?
Özürlü istihdam etme sorumluluğunu yerine getirmeyen işverenlerden toplanan ceza paraları, sakatların meslekî eğitim
ve meslekî rehabilitasyonu, kendi işini kurma ve bu gibi projelerde kullanılmak üzere Türkiye İş Kurumuna aktarılmaktadır.
Yukarı
İşyerlerinde Özürlülere Yönelik Ne Tür Düzenlemeler Yapılmaktadır?
" Özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınma Şartları İle Yapılacak Yarışma Sınavları Hakkında Yönetmelik"e göre özürlü
memur çalıştırmak zorunda olan kurum ve kuruluşlar çalışma yerlerini özürlülerin çalışmalarını kolaylaştıracak
şekilde düzenlemek, gerekli tedbirleri almak ve özürlülerin çalışmalarıyla ilgili özel yardımcı ve destekleyici
araç-gereçleri temin etmek zorundadır. Belirli bir mesleği olan özürlülerin meslekleri ile ilgili işlerde
çalıştırılmaları esastır. Belirli bir mesleği olmayan veya mesleğine uygun kadro bulunmayan özürlüler, özür
durumlarına göre, yapabilecekleri hizmetlere ait kadrolarda çalıştırılır. Özürlüler, özürlerini artırıcı veya
ek özür getirici işlerde çalıştırılamazlar." denilmektedir."Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmelik"e göre işverenler, işyerlerini, imkânlar ölçüsünde, özürlülerin çalışmalarını kolaylaştıracak şekilde hazırlamak, sağlıkları için gerekli tedbirleri almak, mesleklerinde veya mesleklerine yakın işlerde çalıştırmak, işyerleriyle ilgili bilgi ve yeteneklerini geliştirmek, çalışmaları için gerekli araç ve gereçleri sağlamak zorundadır. Özürlüler, yapabilecekleri işler dışında sağlıklarına zarar verecek diğer işlerde çalıştırılamaz. Uygun koşulların varlığı halinde çalışma sürelerinin başlangıç ve bitiş saatleri, özürlünün durumuna göre belirlenir." denilmektedir. 5378 sayılı Özürlüler Yasası ile 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 53 üncü maddesinin başlığı ve birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Özürlülerin Devlet memurluğuna alınmaları: Mevzuata uygun olmak kaydıyla; özürlülerin mesleklerine uygun münhal kadrolara atanması, mesleklerini icra veya infaza yardımcı araç ve gerecin kurumlarınca temin edilmesi esastır. Özürlülerin Devlet memurluğuna alınma şartları ile hangi işlerde çalıştırılacakları, mesleklerini icra ve infazda hangi yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarınca temin edileceği, zihinsel özürlülerin hangi görevlere atanmasında asgari eğitim şartından istisna edileceği hususları Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve Devlet Personel Başkanlığınca müştereken hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir. Yukarı Özelleştirilen veya Özelleştirilme Kapsamına Alınan Kamu Kuruluşlarında Çalışan Özürlülerin Yasal Hakları Nelerdir?
Kapatma ve tasfiye hâllerinde işten çıkarılma durumunda iş kaybı tazminatı, özürlülere, kanunun diğer çalışanlara
tanıdığı hakların iki katı oranında ödenir.İlgili Kanun Maddesi: 5398 sayılı "Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" "... Bu Kanuna göre özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların (iştirakler hariç) özelleştirmeye hazırlanması, özelleştirilmesi, küçültülmesi veya faaliyetlerinin kısmen ya da tamamen durdurulması, süreli ya da süresiz kapatılması veya tasfiye edilmesi nedeniyle; bu kuruluşlarda iş sözleşmesine dayalı olarak ücret karşılığı çalışanlardan iş sözleşmeleri tâbi oldukları iş kanunları ve toplu iş sözleşmeleri gereğince tazminata hak kazanacak şekilde sona ermiş olanlara, kanunlardan ve yürürlükteki toplu iş sözleşmelerinden doğan tazminatları dışında ilave olarak iş kaybı tazminatı ödenir. Ayrıca bunların mesleklerinde geliştirilmesine, bir meslekte yetiştirilmesine veya meslek edindirilmesine ilişkin eğitim giderleri ile yeni iş bulmalarına katkı sağlamak amacıyla yapılacak giderler Özelleştirme Fonundan karşılanır. Özürlü personele (ilgili kanunların öngördüğü I, II ve III. derece), bu maddede belirtilen tutarın iki katı olarak iş kaybı tazminatı ödenir. İş kaybı tazminatı ödenmesi ve sağlanabilecek diğer hizmetlere ilişkin işlemler Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür." Ayrıntılı bilgi için bkz. www.oib.gov.tr Yukarı Özürlülere Yönelik Meslekî Eğitim Faaliyetlerini Hangi Kurum/Kuruluşlar Yürütmektedir?
Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde İşitme Engelliler Çok Programlı Liseleri, Ortopedik Engelliler Meslek Liseleri,
zihinsel engellilere yönelik Meslekî Eğitim Merkezleri, İş Eğitim Merkezleri ve Yetişkin Zihinsel Engelliler İş
Eğitim Merkezleri özürlülere yönelik meslekî eğitim programları düzenlenmektedir.Bu kuruluşların meslekî eğitim faaliyetlerinden yararlanmak isteyen kişiler Ankara'daki kuruluşlar için Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğüne, illerdeki kuruluşlar için il Millî Eğitim Müdürlüklerine başvurabilirler. Yukarı Özürlülere Yönelik Meslek Edindirme Kurslarını Hangi Kurum/Kuruluşlar Düzenlemektedir?
Türkiye İş Kurumu ve MEB Çıraklık Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü özürlülere yönelik meslek edindirme kursları düzenlemektedir.
Yukarı
5378 sayılı Özürlüler Yasası Özürlülerin Meslekî Rehabilitasyonu ile İlgili Ne Öngörmektedir?
5378 sayılı Özürlüler Kanunu'nun 13'üncü maddesi bu konuda yeni bir düzenleme getirmiştir."Özürlülerin yeteneklerine göre mesleğini seçme ve bu alanda eğitim alma hakkı kısıtlanamaz. Özürlülerin yetenekleri doğrultusunda yapabilecekleri bir işte eğitilmesi, meslek kazandırılması, verimli kılınarak ekonomik ve sosyal refahının sağlanması amacıyla meslekî rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanmasının sağlanması esastır. Gerçek veya tüzel kişilerce açılacak olan özel meslekî rehabilitasyon merkezleri, yetenek geliştirme merkezleri ve korumalı işyerlerinin değişik tipleri ile özel işyerlerinde bireylerin bireysel gelişimleri ve yeteneklerine uygun iş veya becerilerini geliştirici tedbirler alınır. Bu alandaki hizmetler ihtiyaçlara göre iş ve meslek analizi yapılarak hizmet satın alınması suretiyle temin edilebilir. Buna ilişkin usûl ve esaslar, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Özürlüler İdaresi Başkanlığınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Sosyal ve mesleki rehabilitasyon hizmetleri belediyeler tarafından da verilir. Belediyeler bu hizmetlerin sunumu sırasında gerekli gördüğü hallerde, halk eğitim ve çıraklık eğitim merkezleri ile işbirliği yapar. Özürlünün rehabilitasyon talebinin karşılanamaması halinde özürlü, hizmeti en yakın merkezden alır ve ilgili belediye her yıl bütçe talimatında belirlenen miktarı hizmetin satın alındığı merkeze öder." Yukarı 5378 Sayılı Özürlüler Yasasında İstihdamla İlgili Nasıl Bir Yenilik Vardır?
Yasanın 14'üncü maddesinde; "İşe alımda; iş seçiminden, başvuru formları, seçim süreci, teknik değerlendirme, önerilen
çalışma süreleri ve şartlarına kadar olan safhaların hiçbirinde özürlülerin aleyhine ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz.Çalışan özürlülerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, özrüyle ilgili olarak diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz. Çalışan veya iş başvurusunda bulunan özürlülerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri azaltmaya veya ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve işyerinde fiziksel düzenlemelerin bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işyerleri tarafından yapılması zorunludur. Özürlülük durumları sebebiyle işgücü piyasasına kazandırılmaları güç olan özürlülerin istihdamı, öncelikle korumalı işyerleri aracılığıyla sağlanır. Korumalı işyerleriyle ilgili usûl ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Özürlüler İdaresi Başkanlığınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükümleri mevcuttur. Yukarı Bakım Gereksinimi Olan Özürlü Yakını Bulunan Memurların Tayininde Kolaylık Sağlanmakta mıdır?
5378 sayılı Özürlüler Kanunu 21'inci maddesiyle 657 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir:EK MADDE 39.- Devlet memurlarının, hayatını başkasının yardım veya bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede özürlü olduğu sağlık kurulu raporu ile tespit edilen eşi, çocukları ile kardeşlerinin, memuriyet mahalli dışında resmî veya özel eğitim ve öğretim kuruluşlarında eğitim ve öğretim yapacaklarının özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından belgelendirilmesi hâlinde, ilgilinin talebi üzerine eğitim ve öğretim kuruluşlarının bulunduğu il veya ilçe sınırları dâhilinde kurumunda bulunan durumuna uygun boş bir kadroya ataması yapılır. Yukarı Özürlülerin Tayin ve Nakillerinde Başka Özel Hükümler Var mıdır?
Atama, tayin ve nakiller; konuya ilişkin mevzuatlar çerçevesinde ilgili kurumlar tarafından yapıldığından tayin
ya da nakil ile ilgili girişimlerin söz konusu kurumlar nezdinde şahsen yapılması gerekmektedir.
Yukarı
Kendi İşini Kurmak İsteyen Özürlülere Ne Gibi Kolaylıklar Sağlanmaktadır?
Kendi işini kurmak isteyen özürlüler için Türkiye Halk Bankası tarafından Özürlü Girişimci Kredisi verilmektedir.Bu krediden faydalanma koşulları: · Çalışma gücünüzün en az %40'ını kaybetmiş olmak, · Bir işte verimli bir şekilde çalışılabileceğini sağlık kurulu raporu ile belgelendirmek, · 18 yaşından gün almış (üst yaş sınırı yoktur) olmak gerekmektedir. Bu krediden faydalanabilmek için nasıl bir iş yapılacağını, hangi tür sanayi veya hizmet sektörü ile ilgili ticari faaliyette bulunulacağını belirleyip, en yakın Halk Bankası şubesine başvurmak gerekmektedir. Özürlü girişimci kredisinden yararlanacak kişinin öncelikle özürlü kişi tanımına uygun olması ve herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmaması gerekmektedir. Elinde yapacağı işle ilgili belgesi bulunanlara öncelik tanınacak, elinde belgesi olmayanlara beyan ve inceleme sonucuna göre kredi kullandırılabilecektir. Bu kredi bir işyeri açacaklara verilebileceği gibi, kendi evinde el becerilerine uygun bir iş yapabilecek ve maddi desteğe ihtiyaç duyan özürlülere de verilebilir. Ayrıca; T.C. Hükümeti ile Dünya Bankası arasında 14 Eylül 2001 tarihinde imzalanan ve 28 Kasım 2001 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren, Sosyal Riski Azaltma Projesi İkraz Anlaşmasıyla, Türkiye'de kısa ve uzun dönemde yoksulluğun azaltılmasına katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Türkiye'nin yoksul kesimlerinin gelir elde etme ve istihdam fırsatlarını artırmaya yönelik çabalarının desteklenmesini öngören Yerel Girişimler kapsamında, yoksul insanlarımızın gelir ve hayat standardını yükseltebilmek amacı ile hazırlanıp uygulanabilecek proje konuları beş başlık altında toplanmıştır. Bunlar: 1. Gelir Getirici Projelerin Amaç ve Kapsamı 2. İstihdama Yönelik Beceri Kazandırma Eğitimleri 3. Toplum Yararına Çalışmalar İçin Geçici İstihdam 4. Sosyal Alt Yapı ve Hizmet Merkezlerinin Kuruluş ve Geliştirilmesi 5. Toplum Kalkınmasına Yönelik Kapsamlı Çalışmalar Belirtilen kapsamda ve yapılacak projeler dâhilinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarından kendi işini kurma için destek alınabilmektedir. Yukarı Özel Donanımlı Araç
Yurtdışından Gümrük Vergisi Muafiyetinden Yararlanarak Taşıt Alınması
4458 Sayılı Gümrük Kanunu'nun 167'nci maddesinin 12'nci bendinde malûl ve sakatların kullanımına mahsus eşyanın
gümrük vergilerinden muaf olduğu hüküm altına alınmıştır. Yine aynı maddede; sözü edilen eşyayı tanımlamaya,
bunların cins, nevi ve miktarları ile muafiyet ve istisna uygulanacak tutarlarını belirlemeye, maktu hadleri
sıfıra kadar indirmeye veya iki katına kadar çıkartmaya, sürelerle ilgili alt ve üst sınırları belirlemeye,
bu muafiyet ve istisnayı farklı eşyalar itibariyle birlikte veya ayrı ayrı uygulatmaya Bakanlar Kurulunun yetkili
olduğu ifade edilmiştir.13 Ocak 2000 tarih ve 2000/53 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Kararın 116 ıncı maddesi şu şekildedir: " Madde 116 - 1) Körler hariç olmak üzere malûl ve sakatların eğitimi, çalışması veya fiziksel ve ruhsal olarak sosyal gelişimlerine yönelik olarak özel surette imal edilmiş olup, malûl ve sakatların kendi kullanımları için getirdikleri veya onlara yardım sağlanması amacına yönelik olarak kamu yararına faaliyette bulunan dernekler ile Sağlık Bakanlığınca yetki verilmiş kurum veya kuruluşlarca ithal edilen eşya, 2) Münhasıran malûl ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunan ve bunlar tarafından ithal edilen motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosiklet ve motor silindir hacmi 1600 (dâhil) cc'ye kadar olan binek otomobilleri (arazi taşıtları hariç) ile el ve ayak fonksiyonlarını tamamen yitirmiş olmaları nedeniyle bizzat sakat kişi tarafından kullanılamayan, sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunan ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılan motor silindir hacmi 2500 (dâhil) cc'ye kadar olan taşıtlar (arazi taşıtları hariç) gümrük vergilerinden muaftır. " Anılan kararın 117 inci maddesinde ise; özel olarak 116 ncı maddede bahsi geçen eşyaya mahsus olan ve eşya ile birlikte getirilen parça, yedek parça ve aksesuarlar veya bu eşyanın bakım, kontrol, ayarlama ya da tamiri için gerekli olan aletlerin de bu muafiyet kapsamında olduğu ifade edilmiştir. Söz konusu parça, yedek parça ve aksesuarlar ile sair aletlerin, eşyanın ithalinden sonra yurda getirilmesi halinde de muafiyetin uygulanabilmesi için bunların muafiyetten yararlanarak ithal edilen eşya ile ilgili olduklarının gümrük idaresine kanıtlanması gerekmektedir. 1- Özel Tertibatlı Aracın İthali: Türkiye Gümrük Bölgesi dışında çalışan engelli kişi, ikametini Türkiye Gümrük Bölgesine kesin olarak nakletmesi halinde özel tertibatlı aracı ithalat vergilerinden muaf olarak ithal edebilecektir. Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik engelli ise; Yurt dışına resmi kanalla döviz transferi veya Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından kendisine bağış yoluyla gönderilen özel tertibatlı aracı vergiden muaf olarak ithal etme hakkına sahiptir. 2- İthal Edilen Özel Tertibatlı Araçlarda Aranılan Şartlar: Gümrük vergisi ödenmeden yurt dışından ithal edilecek özel tertibatlı engelli araçlarında aşağıdaki şartlar aranacaktır: - Malûl ve engelli tarafından ithal edilmek istenen araç binek otomobili ise, binek otonun münhasıran malûl ve engelli tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunmalı ve silindir hacmi 1600 (dâhil) cc'ye kadar (arazi taşıtları hariç) olmalıdır. - Sakat kişi tarafından kullanılmayan araç; bu araç el ve ayak fonksiyonunu tamamen yitirmiş sakat kişinin araca inip binmesiyle, taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunmalı ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılan silindir hacmi 2500 (dâhil) cc'ye kadar (arazi taşıtları hariç) olmalıdır. Özel surette yapılmış hareket ettirici tertibatı bulunmayan ve sadece otomatik vitesli olan binek oto ile sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunmayan sakat kişi tarafından kullanılmayan aracın muafiyetten yararlandırılmak suretiyle ithali mümkün değildir. Binek oto ve sakat kişi tarafından kullanılmayan aracın standart olmayan aksesuarları bulunması halinde bu aksesuarların ithaline gümrük vergilerinin tahsili kaydıyla izin verilir. Malûl ve engelli tarafından ithal edilmek istenen araç motosiklet ise, bu motosikletin engelli tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş olması halinde gümrük vergisi ödenmeyecektir. 3- Müracaat Şekli: Özel tertibatlı araç için Türkiye'ye getirilmeden önce, malûl ve engelli kişiler veya bunlar hesabına bu kişinin vekil tayin ettiği ve Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik kişiler tarafından, Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne; - Fizik ve Rehabilitasyon merkezince onaylı, 18/3/1998 tarih ve 23290 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan " Sağlık Bakanlığı tarafından Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik " eki listede yer alan sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarından alınmış heyet raporunun, (bu raporda; ilgilinin sakatlığı ile bunun derecesinin ve haline göre kullanabileceği taşıt özelliğinin belirtilmesi gerekir. Şayet ilgili, yurt dışında iken resmi bir hastaneden aldığı ve dış temsilciliklerimize onaylattığı bir rapor ibraz ederse bu raporun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 41 inci maddesine uygunluğunun da ayrıca belgelenmesi gerekir.), - Trafik Dairesince düzenlenen ve ilgili şahsın sakatlık durumu itibariyle, taşıt kullanabileceğini gösteren H sınıfı sürücü belgesinin, biri asıl olmak üzere iki nüshası ise birlikte müracaat edilmesi gerekmektedir. Özel tertibatlı otomobil ithalatı talebi Ankara Gümrükleri Başmüdürü veya yetki vereceği Başmüdür Yardımcısı başkanlığında, Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürü, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Sakatlar Konfederasyonu temsilcilerinden oluşan bir heyet tarafından karara bağlanacaktır. Heyet çalışmalarını Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünde yürütmekte olup heyetin toplanacağı gün ilgili sakat ve malûl kişilerin de anılan gümrükte hazır bulunmaları şartı vardır. Sakat kişi tarafından kullanılmayan araçların karara bağlama işlemleri Gümrük Müsteşarlığının olumlu ön izninin alınması sonrasında gerçekleştirilecektir. Ayrıca, binek otomobili veya minibüsün ithaline ilişkin kararların (müspet) Komisyon tarafından oybirliği ile verilmesi gerekmektedir. 4- İthalat İşlemi: Komisyon kararının olumlu olması halinde, otomobil ile sakat kişi tarafından kullanılmayan araç için Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü'nce "İthal İzin Belgesi" düzenlenir. İzin belgesinin geçerlilik süresi 6 (altı) aydır. Taşıt, izin belgesinin geçerlilik süresi içerisinde Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü'ne teslim edilir. Gümrük Müdürü veya yetkili kılacağı Gümrük Müdür Yardımcısı başkanlığında iki muayene memurundan oluşturulan heyet tarafından aracın söz konusu heyet kararına uygunluğunun tespit işlemleri yapılarak uygun bulunması halinde ithaline izin verilir. Adı geçen gümrük idaresince, ithal işlemi tamamlanan binek otomobil ve minibüs için düzenlenecek trafik şahadetnamesine şerh konularak ilgili trafik tescil dairesine gönderilir. 5- Araçların Devir ve Satışı: Gümrük Vergisinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Karar gereğince, gümrük vergisinden muaf olarak ithal edilen eşya, gümrüğün izni olmadan ve gümrük vergileri alınmadan malûl ve engelli olmayanlara ödünç verilemez, kiralanamaz, devredilemez veya satılamaz. Söz konusu eşya ve malzemeler muafiyetin veriliş amacına uygun kullanılmak ve ilgili gümrük müdürlüğünden izin alınmak kaydıyla muafiyet hakkı tanınmış başka bir kurum veya kuruluşa ödünç verilir, kiralanır, devredilir veya satılırsa gümrük vergileri aranmaz. Malûl veya engelli kişiler; mülkiyetlerinde gümrük vergisi ödemeden ithal edilmiş özel tertibatlı otomobil, minibüs ve motosiklet kayıtlı olduğu sürece ve bunların fiili ithal tarihinden itibaren 5 (beş) yıl geçmedikçe, bu taşıtları satamaz ve yeniden aynı şekilde muaf olarak otomobil, minibüs ve motosiklet ithal edemezler. Özel olarak dizayn edilmiş aracı devralacak kişinin sakatlığının farklı olması halinde, devredilecek taşıtın Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü'ne teslim edilmesi ve devri alacak kişinin sakatlığına uygun olarak aracın anılan Gümrük İdaresinin gözetimi altında dizayn edilmesi gerekmektedir. Yukarı Yurtiçinden Özel Tüketim Vergisinden (ÖTV) Yararlanarak Taşıt Alınması
4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununda 5228 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, engellilere motorlu taşıt
araçlarının yurt içinden satın alınması veya ithal edilmesi sırasında sağlanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) istisnasının
kapsamı 31.07.2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere genişletilmiştir. Anılan kanunun "Diğer İstisnalar" başlıklı
7 inci maddesinin 2 inci bendi uyarınca;" Madde 7 - Bu Kanuna ekli; 2. (Değişik: 16/7/2004 - 5228/21 md.) (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi mallardan; a) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³`ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³`ü aşanlar hariç) ve 87.11 G .T.İ.P. numaralarında yer alanların, sakatlık derecesi %90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler tarafından, b) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³`ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³`ü aşanlar hariç) ve 87.11 G .T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından, Beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı,..." Özel tüketim vergisinden istisnadır. Yapılan düzenleme ile daha önceki uygulamaya ek olarak sakatlık derecesi %90 ve daha fazla olanlar engellilerin bazı taşıt araçlarını özel tertibat veya mekanik ilave yaptırılması şartı olmaksızın Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ödemeden satın alabilmelerine imkân sağlanmıştır. Engelli adına kayıtlı olan araç bu kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından birisi veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılacaktır. Engelli ve malûllere ÖTV istisnası ile ilgili ayrıntılı açıklamalar 1 Seri Numaralı ÖTV Genel Tebliğinde yapılmıştır. 1- ÖTV'den İstisna Taşıtlar Malûl ve engellilerin özel tertibat yapılma şartı olsun veya olmasın ÖTV ödemeden iktisap edebilecekleri taşıtları şu şekilde sıralayabiliriz: - Motor silindir hacmi 1600 cm³ ü aşmayan binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar(steyşın vagon, arazi taşıtı ve jeepler dâhil), - Motor silidir hacmi 2800 cm³'ü aşmayan eşya taşımaya mahsus taşıtlar, - Motosikletler, mopedler ve bir yardımcı motoru bulunan tekerlekli taşıtlar, Buna göre, Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede bulunan taşıt araçlarından motor silindir hacmi 1.600 cm³'ü aşmayan binek otomobilleri, motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşmayan kamyonet, pikap vb. eşya taşımaya mahsus taşıt araçları ile motosikletlerin sakatlık derecesi %90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler veya bizzat kullanmak amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından, beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere yetkili satıcı veya galeriden satın alınmasında ÖTV tahsil edilmeyecektir. ÖTV istisnası uygulanan araçlar için istisnadan yararlanan kişi (veya kişiler) adına düzenlenecek faturalarda ÖTV gösterilmeyecektir.Bu tür araçların kayıt ve tescilini yapanların, araç sahibinin faturada ve " ÖTV Ödeme Belgesi " nde alıcı olarak gösterilen kişi (veya kişiler) olduğunu tespit etmeleri gerekmektedir. 2- Sakatlık Derecesi %90 veya Daha Yüksek Olanlarda İstisna Özel Tüketim Vergisi Kanununda 5228 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu, malûl ve engellilere sağlanan ÖTV istisnasının kapsamı genişletilmiş ve engel derecesi %90 nı aşanların herhangi bir mekanik ilave veya tadilat yapılması şartı olmaksızın yurt içinden veya yurt dışından iktisap ettikleri taşıt araçlarından ÖTV tahsil edilmemesi sağlanmıştır.Engel sebebinin önemi bulunmamaktadır. Görme, işitme, konuşma veya ortopedik olabileceği gibi zihinsel engellilerde yasadan yararlanabilmektedir. Sakatlık derecesinin %90 ve üzerinde olduğu, " Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik " uyarınca Sağlık Bakanlığının belirlediği sağlık kuruluşlarından(tam teşekküllü Devlet Hastanesi) alınacak rapor ile belgelendirilmesi şartıyla, yukarda vasfı ve motor silindir hacmi belirtilmiş olan araçlardan birisinin engelliler tarafından ÖTV ödenmeden satın alınması veya ithal edilmesi imkân dâhilindedir. Bu şekilde yurt içinden taşıt aracı iktisap edecek veya ithal edecek olanların motorlu taşıt kullanma ve ehliyet alma imkânları olmadığı için bunlar adına alınan taşıtlar başkaları tarafından kullanılacaktır . Bu kişilerde, Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Karar ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 'nde tanımlandığı üzere, araç sahibinin üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından birisi veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü olacaktır. Yetkili sağlık kuruluşlarından alınacak sağlık kurulu raporunun, araçların ilk iktisabının yapılacağı motorlu araç ticareti yapan yetkili bayi veya galeri tarafından vergi dairesine verilecek Özel Tüketim Beyannamesine eklenmesi suretiyle, beyannamede ÖTV hesaplanmayacaktır. Vergi dairesince kabul edilen beyanname ve ekleri incelenerek tahakkuk fişi ve istisna uygulandığını gösteren " ÖTV Ödeme Belgesi " düzenlenecek ve mükellefe verilecektir. 3- Bizzat Kullanmak Amacıyla İlk İktisabı Yapılan Araçlarda İstisna Yukarıda belirtilen şartları taşıyan araçların bizzat kullanmak amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından ilk iktisabı ÖTV'den istisna edilmiştir. Bu istisnadan yararlanan kişilerin istisna uygulanan ilk iktisaplarına ilişkin olarak mükellefler tarafından verilecek ÖTV beyannamesine; - Alıcının malûliyeti veya sakatlığı ile özel tertibat yaptırılan araçları kullanabileceğine dair Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca yetkili sağlık kuruluşlarından alınan sağlık kurulu raporu, - Aracın sakatlığa uygun olarak tadil edildiğine dair teknik belgenin aslı veya noter onaylı örneği, - Alıcının "H" sınıfı sürücü belgesinin fotokopisi, eklenecek ve beyannamede ÖTV hesaplanmayacaktır. Vergi dairesince kabul edilen beyanname ve ekleri incelenerek, araçta yapılan özel tertibatın raporda yazılı sakatlığa uygun hareket ettirici bir tadilat olduğu tespit edilecektir. Bu tespit üzerine tahakkuk fişi ve istisna uygulandığını gösteren " ÖTV Ödeme Belgesi " düzenlenecek ve mükellefe verilecektir. Malûl ve engellilerin yurt dışından ithal edeceği taşıt araçları için de ilgili belgelerin gümrük idaresine ibrazı üzerine ÖTV istisnası uygulanacaktır. İstisna kapsamında taşıt aracı ithal edenlerin kimlik bilgileri (Adı, soyadı, ana ve baba adı, doğum yeri ve tarihi), sakatlığa dair raporun verildiği hastane, tarihi, sayısı, sakatlık türü ve derecesi ile ithal edilen taşıt aracının özelliklerini (G.T.İ.P. numarası, cinsi, modeli, markası, tipi, motor silindir hacmi) gösteren listeler gümrük idarelerince aylık olarak hazırlanarak, takip eden ayın onbeşinci günü akşamına kadar Gelirler Genel Müdürlüğüne bildirilecektir. 4- ÖTV İstisnasının Süresi Yukarıda açıklanan usul ve esaslara göre istisnadan yaralanan malûl ve engelliler 5 yıl süre ile ikinci bir defa bu istisnadan yararlanamayacaklardır. İstisnadan yararlanarak adlarına bir taşıt aracı tescil edilenlerin tescil tarihinden itibaren 5 yıl süresince ÖTV ödemeden taşıt aracı satın almaları veya ithal etmeleri mümkün değildir. ÖTV Kanununun 15. maddesinin 2 numaralı fıkrası uyarınca, motorlu taşıtlardan kayıt ve tescile tabi olanların ilk iktisabında ÖTV istisnasından yararlananların, bu taşıtı istisnadan yararlanmayan bir kişi veya kuruma devretmesi halinde, bu devir dolayısıyla adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, ilk iktisaptaki matrah üzerinden, kayıt ve tescil tarihindeki orana göre, bu tarihte tarh ve tahakkuku yapılacak olan ÖTV tahsil edilecektir. Buna göre malûl ve sakatlarca ilk iktisabında istisna uygulanan motorlu taşıtların, istisnadan yararlanmayan kişi veya kurumlarca bunlardan iktisabında, alıcılar tarafından (2A) numaralı ÖTV beyannamesi düzenlenerek, bu işlemin yapıldığı yerde tek vergi dairesi varsa bu vergi dairesine, birden fazla vergi dairesi varsa motorlu taşıtlar vergisi ile görevli vergi dairesine verilecek ve vergi ödenecektir. Beyannamede matrah olarak, aracın istisnadan yararlanılarak ilk iktisap edildiği tarihteki matrah; oran olarak ise aracın malûl veya sakattan iktisabı tarihinde geçerli olan oran yazılarak vergi hesaplanacaktır. Ancak, ilk iktisabında istisna uygulanan söz konusu taşıt araçlarının veraset yoluyla intikallerinde bu hüküm uygulanmayarak ÖTV nin sonradan tahsili yoluna gidilmeyecektir. ÖTV ödenmeden malûl veya engelli tarafından yukarıda belirtilen esaslara göre iktisap edilen veya ithal edilen aracın çalınması üzerine, beş yıl içersinde alınan yeni aracın 4760 sayılı ÖTV Kanununun 7/2. maddesi gereği istisna hükmünden yararlandırılması mümkün bulunmamaktadır. Engelli veya malûl tarafından, çalınan araç yerine çalınan aracın tescil tarihinden itibaren 5 yıl geçmeden yeni alınan motorlu taşıt için ÖTV ödenecektir. Yukarı Motorlu Taşıtlar Vergisinden İstisna Nasıldır?
5035 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'nun istisnalara ilişkin 4. maddesinin
(c) bendi değiştirilerek " Sakatlık dereceleri %90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin adlarına kayıtlı
taşıtlar ile diğer malûl ve engellilerin, bu durumlarına uygun hale getirilmiş özel tertibatlı taşıtlar. "
için Motorlu Taşıtlar Vergisi tahsil edilmemesi ilkesi getirilmiştir.Yapılan düzenleme ile malûl ifadesine engelliler ifadesi eklenmiş, malûl ve engellilerin bu istisnadan yararlanma şartı olan " bizzat kullanmak " zorunluluğu uygulamadan kaldırılarak; sakatlık dereceleri %90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin adlarına kayıtlı taşıtlar ile diğer malûl ve engellilerin adlarına kayıtlı olan özel tertibatlı taşıtlar motorlu taşıtlar vergisinden istisna edilmiştir. Sakatlık dereceleri %90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin bu durumlarını tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış olan sağlık kurulu raporu ile ilgili vergi dairelerine belgelendirmeleri halinde, söz konusu malûl ve engellilerin kendi adlarına kayıt ve tescil edilmiş olan taşıtları, motorlu taşıtlar vergisine tabi tutulmayacaktır. Bu istisnadan yararlanmak için, malûl ve engellilere ait taşıtın özel tertibatlı veya özel tertibatlı hale getirilmiş olması şartı aranmayacaktır. Sakatlık dereceleri %90 dan az olan malûl ve engellilerin bu durumlarını; tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınan sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri ve kendi adlarına kayıt ve tescilli olan taşıtların engellilik haline uygun özel tertibatlı veya özel tertibatlı hale getirilmiş taşıtlar olduğunu belirten " Motorlu Araç Tescil Belgesi "nin ilgili tescil kuruluşlarınca onaylanmış örneği ile " Araçlar İçin Teknik Belge " ve " Proje Raporu "nun aslı veya noter onaylı örneğini ilgili vergi dairelerine ibraz etmeleri halinde bu istisna hükmünden yararlanabileceklerdir. İstisnadan yararlanacak olan malûl ve engelliler tarafından; " Malûl ve Engelliler Adına Kayıt ve Tescilli Taşıtlarda Motorlu Taşıtlar Vergisi İstisnası Bildirim Formu " istisnadan yararlanmak için gerekli olan diğer belgeler ile birlikte ilgili vergi dairesine verilecektir. Yukarı Malûl ve Engellilere Ait Taşıtların Trafik İşlemleri Nasıl Yapılmaktadır?
31 Aralık 2004 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelik ile Karayolları Trafik Yönetmeliği nin 53 üncü ve 74 üncü maddelerinde değişiklik yapılarak; ithaline
izin verilen veya ülkemizde imal edilen malûl, sakat ve engellilere ait özel tertibatlı araçlar ile sakatlık derecesi
%90 ve üzerinde olan malûl ve engelliler adına Özel Tüketim Vergisinden muaf olarak tescil edilmiş özel tertibatı
olmayan araçlara, üzerinde sakatlara mahsus işaret bulunan plakalardan verileceği hüküm altına alınmıştır.Bu tür araçların trafik kuruluşlarınca tescil işlemlerinin yapılması sırasında; - Bizzat kullanım amacıyla malûl, sakat ve engelli tarafından ithal edilen özel tertibatlı otomobiller ile motosikletlerin tescil belgelerine, " Araç sahibi tarafından kullanılması zorunlu olup, ilgili gümrük müdürlüğünün izni olmadan devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır. ", - Malûl, sakat ve engelli tarafından ithal edilen özel tertibatlı minibüslerin tescil belgelerine, " Araç sahibinin üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması zorunlu olup, ilgili gümrük müdürlüğünün izni olmadan devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır. ", - Malûl, sakat ve engelli tarafından bizzat kullanılmak amacıyla ülkemizden satın alınarak ilk iktisap edilen özel tertibatlı araçların tescil belgelerine, " Araç sahibi tarafından kullanılması zorunlu olup, Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır. " , ikinci el araç olarak satın alınmış ise, " Araç sahibinden başkasının kullanması yasaktır. " şeklinde şerh konulacaktır. Özel tertibatı olmayıp, sakatlık derecesi %90 ve üzeri olan malûl ve engelliler tarafından ÖTV'den muaf olarak bizzat ithal edilen ya da ülkemizden satın alınan araçların tescil belgelerine, " Araç sahibi malûl ve engelli kişinin kanuni mümessili ile üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması zorunlu olup, Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi yasaktır. "şeklinde şerh konulacak olup, ayrıca ithal araçların gümrük şahadetnamelerinde, yukarıda belirtilen şerh dışında varsa diğer şerhler de, tescil belgesine işlenecektir. Malûl ve sakatlar tarafından ithal edilerek getirilen araçların, aynı durumdaki başka bir malûl veya sakata devri veya bunların ölümü sonucunda varislerine intikali halinde, bu araçlar gümrük vergisinden muaf olup, devir ve tescil işlemi ilgili gümrük müdürlüğünün iznine bağlıdır. Araç ülkemizden satın alınmış ise ilgili vergi dairesinin izninin alınması gereklidir. Malûl ve sakatlara ait özel tertibatlı araçların her ne sebeple olursa olsun, anılan Yönetmelikle belirlenmiş olan kişiler dışında başkaları tarafından kullanıldığının tespiti halinde aracın trafikten alı konulması yanında bu hususta düzenlenecek tutanak da işlem yapılmak üzere ilgili gümrük ve maliye birimlerine intikal ettirilecektir. Diğer taraftan, zihinsel özürlüler ile reşit olmayan küçüklerin sahibi bulundukları aracın, tescil kuruluşlarında adlarına tescillerinin yapılabilmesi için, ileride doğabilecek hukuki ve cezai sorumlulukları kabul ettiklerine dair, kanuni mümessillerince noterde tanzim ve tasdik edilmiş taahhütnameyi tescil anında tescil birimine vermeleri zorunludur. Yukarı Taşıtlarda Katma Değer Vergisi Ne Kadardır?
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda, sakatlık dereceleri %90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin kendi
adlarına kayıt ve tescil edilmiş olan taşıtlar yanında sakatlık dereceleri %90 dan az olan malûl ve engellilerin
adlarına kayıt ve tescilli olan ve engellilik haline uygun özel tertibatlı veya özel tertibatlı hale getirilmiş taşıtlar
için, istisnai bir düzenleme bulunmamaktadır. Malûl veya engelliler tarafından iktisap edilen veya ithal edilen taşıtlar
genel KDV oranına tabidir (%18).
Yukarı
H Sınıfı Sürücü Belgesi Nedir ve Nasıl Alınır?
Özel tertibatlı olarak imal, tadil ve teçhiz edilmiş motosiklet veya otomobil türünden araçları kullanacak özürlüler
H sınıfı ehliyet almak zorundadır. H sınıfı sürücü belgesine ilişkin düzenlemeler Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde
yer alır. H sınıfı ehliyet almak için, "Özel tertibatlı araç kullanabilir" ibaresi olan sağlık kurulu raporu ile
birlikte sürücü kurslarına müracaat edilmelidir. H sınıfı ehliyet kurslarında, kursiyerler trafik ve ilkyardım
derslerinden sorumludurlar. Motor dersinden muaftırlar. Dört haftalık teorik ders süresi vardır. Geri kalan
sürede de direksiyon eğitimi alınır. H sınıfı ehliyeti ömür boyu kullanmak veya belirli aralıklarla güncellemek,
alınacak Sağlık Kurulu Raporunda kesinlik kazanır. El veya ayakta ortopedik sakatlığı olanlar ve işitme engelliler
H sınıfı ehliyeti ömür boyu kullanabilir.
Yukarı
Tek Gözü Olanlar (Monoküler) Sürücü Belgesi Alabilir mi?
26 Eylül 2006 tarih ve 26301 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Sürücü Adayları ve Sürücülerde
Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair Yönetmelik"de belirtilen usul ve esaslar dâhilinde tek gözlüler
ehliyet alabilmektedir.
Yukarı
Malûl ve Sakatlar Tarafından Gümrük Vergisinden Muafen İthal Edilecek Başka Eşya Var mıdır?
Özürlülerin eğitimi, çalışması veya fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimlerine yönelik olarak özel suretle imal
edilmiş olup, malûl ve sakatların kendi kullanımları için getirdikleri veya onlara yardım sağlanması amacına yönelik
olarak kamu yararına faaliyette bulunan dernekler ile Sağlık Bakanlığınca yetki verilmiş kurum ve kuruluşlarca ithal
edilen ve Kararnamede sayılan eşyalar gümrük vergilerinden muaftır.Bu eşyalar: · Görmeyenler ve kısmen görenler için eğitsel, bilimsel veya kültürel gelişimlerine yönelik olmak üzere özel surette imal edilmiş matbu yayınlar, kabartma baskılar ve kağıtları, braille kâğıdı, beyaz bastonlar, yazı ve kelime işlem makineleri, konuşan kitaplar, kasetçalarlar, büyütücü televizyon ekranları, elektronik yer saptayıcı ve engel detektörü, saatler ve diğer parçalar vb. · Ortopedik cihazlar (motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosiklet, koltuk değnekleri, protez organlar vb.), · İşitme özürlülerin işitmesini kolaylaştırmaya mahsus cihazlar, · Vücut kusur veya noksanlığını gidermek amacıyla üstte veya elde taşınan veya vücudun içine yerleştirilen diğer cihazlar, · Eğlence merkezleri için özel oyun ekipmanları gibi eşyalardır. Özel olarak malûl ve sakatların kullanımına mahsus olan ve eşya ile birlikte getirilen parça, yedek parça ve standart aksesuarlara veya bu eşyanın bakım, kontrol, ayarlama ya da tamiri için gerekli olan aletler de muafiyet kapsamındadır. Söz konusu parça, yedek parça ve aksesuarlar ile sair aletlerin eşyanın ithalinden sonra getirilmesi halinde muafiyetin uygulanması için bunların muafen ithal edilen eşya ile ilgili olduklarının tevsik edilmesi gerekir. Bu eşyaların muafen ithaline ilişkin talepler, doğrudan eşyanın getirildiği Gümrük İdaresine yapılır. Gümrük İdaresi'nce eşyanın Kararname kapsamında ve kararnamede sayılan eşya olması halinde ithaline izin verilir. Yukarı Sosyal Yaşam
Fiziksel Çevrenin Özürlülerin Ulaşabilirliğine Uygun Düzenlenmesi Nasıl Sağlanacak?
Kentsel yaşamın özürlülerin ulaşabilirliğine uygun olarak düzenlemesi amacıyla şu yasal düzenlemeler yapılmıştır:572 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve ardından İmar Mevzuatında yapılan düzenlemelerle yapılı çevrenin özürlüler için ulaşılabilir kılınması amaçlanmıştır. 6 Haziran 1997 tarihli 572 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesiyle, 3194 Sayılı İmar Yasası'na bir madde eklenmiş ve "Fiziksel çevrenin özürlüler için ulaşılabilir ve yaşanabilir kılınması için, imar planları ile kentsel, sosyal, teknik altyapı alanlarında ve yapılarda Türk Standartları Enstitüsü'nün ilgili standartlarına uyulması zorunludur" hükmü getirilmiştir. Buna göre hazırlanan İmar Yönetmeliklerinde de; açık alanlarda (yol, otopark, park, yaya bölgesi, meydan ve kaldırımlarda) ve umumi yapılarda (okul, hastane, alışveriş merkezi, sinema, vb.) ulaşabilirliğinin sağlanması için TSE standartlarına uygun düzenleme yapılması hükümleri yer almaktadır. Ayrıca; 5378 sayılı Özürlüler Yasasında; aşağıdaki maddeler kentsel yaşamın özürlülerin ulaşabilirliğine uygun düzenlemesi amaçlıdır. Söz konusu yasanın ilgili maddeleri şunlardır: "Geçici Madde 2.- Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir. Geçici Madde 3.- Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerinin özürlülerin erişilebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alır. Mevcut özel ve kamu toplu taşıma araçları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlüler için erişilebilir duruma getirilir." Öte yandan, 2006/18 sayılı Başbakanlık Genelgesi'nde de mevcut resmi yapıların ve umuma açık her türlü yapının özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirilmesi için kamu kuruluşları ve yerel yönetimlerce eylem planları hazırlanması, bu düzenlemelerin TSE standartlarına uygun olmasına dikkat edilmesi istenmektedir. Yukarı Oturulan Konutta Özüre Uygun Düzenlemeler Yaptırılabilir mi?
Kat mülkiyeti yasasına tabi olan apartman, site vb. konutlarda yaşayan kişiler getirilen yasal düzenleme ile
özürüne uygun düzenleme yaptırma olanağına sahip olmuşlardır. 5378 sayılı Yasanın 19. maddesinde;"Madde 19- 23.6.1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 42 nci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Özürlülerin yaşamı için zorunluluk göstermesi hâlinde, proje tadili kat maliklerinin en geç üç ay içerisinde yapacağı toplantıda görüşülerek sayı ve arsa payı çoğunluğu ile karara bağlanır. Toplantının bu süre içerisinde yapılamaması veya tadilat talebinin çoğunlukla kabul edilmemesi durumunda; ilgili kat malikinin talebi üzerine bina güvenliğinin tehlikeye sokulmadığını bildirir komisyon raporuna istinaden ilgili mercilerden alınacak tasdikli proje değişikliği veya krokiye göre inşaat, onarım ve tesis yapılır. İlgili merciler, tasdikli proje değişikliği veya kroki taleplerini en geç altı ay içinde sonuçlandırır. Komisyonun teşkili, çalışma usûlü ile özürlünün kullanımından sonraki süreç ile ilgili usûl ve esaslar Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından müştereken hazırlanacak yönetmelikle belirlenir." hükmü eklenmiştir. Ayrıca Yasa hükmünde sözü edilen komisyonun kuruluş ve çalışma usülleri ile ilgili "Yapılarda Özürlülerin Kullanımına Yönelik Proje Tadili Komisyonları Teşkili, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik" 22 Nisan 2006 tarih ve 26147 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yukarı Oy Kullanmada Özürlüler İçin Özel Bir Düzenleme Var mıdır?
572 sayılı KHK'nın aşağıdaki maddeleri bu konu hakkındaki düzenlemeleri içerir.Madde 25- 24/2/1972 tarihli ve 1543 sayılı Genel Nüfus Yazımı Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir. "Ek Madde 1- Yazım kurulları, özürlülerin, özürlülük durumlarını belirtmek suretiyle yazımını sağlayacak tedbirleri alırlar. Herkes, kendisinin veya aile fertlerinin özürlülüğü ile ilgili bilgileri gerçek şekilde yazdırmaya, gerekirse sağlık kurulu raporunu göstermeye mecburdur. Bu maddede belirtilen özürlülük durumlarının tanımlanması için Sağlık Bakanlığı ile işbirliği yapılır." Madde 26- 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun değişik 36 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "Seçmen kütüğü yazımı sırasında, seçmenin oyunu kullanmasını engelleyecek bir özürlülüğü varsa, forma kaydedilir." Madde 27- Aynı Kanunun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "Sandık; okul avlusu veya salonları, mabetlerin elverişli kısımları gibi geniş, umumi yerler ile, özürlü olan seçmenin oyunu kolaylıkla kullanacağı yerlere konur. Açık yerlerde, saçağı, sahanlığı, sundurması bulunan yerler seçilir." Yukarı Özürlüler İçin Ayrılmış Park Yerlerinin İşgalini Önlemeye Yönelik Bir Düzenleme Var mıdır?
5378 Sayılı Özürlüler Kanunu'nun 31'inci maddesi buna ilişkin düzenlemeyi içerir.Madde 31.- 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 61 inci maddesinin birinci fıkrasına (n) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent ve ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. (o) Özürlülerin araçları için ayrılmış park yerlerinde, (o) bendinin ihlâli hâlinde para cezası iki kat artırılır. Yukarı Özürlünün Sahip Olduğu Konutta Vergi Muafiyeti Var mıdır?
5378 Sayılı Özürlüler Kanunu'nun 22'inci maddesi buna ilişkin düzenlemeyi içerir.Madde 22.- 29.7.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "gazilerin," ibaresinden sonra gelmek üzere "özürlülerin," ibaresi eklenmiştir. Buna göre; 200 metrekareden küçük tek konutu olan özürlüler emlak vergisinden muaftır. Yukarı Özürlülerin Spor Yapmalarını Kolaylaştırıcı Tedbirler Var mıdır?
5378 Sayılı Özürlüler Kanunu'nun 33'üncü maddesi buna ilişkin düzenlemeyi içerir.Madde 33.- 21.5.1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 2 nci maddesine (n) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (o) bendi eklenmiş ve mevcut (o) bendi (p) bendi olarak teselsül ettirilmiştir. "(o) Özürlü bireylerin spor yapabilmelerini sağlamak ve yaygınlaştırmak üzere; spor tesislerinin özürlülerin kullanımına da uygun olmasını sağlamak, spor eğitim programları ve destekleyici teknolojiler geliştirmek, gerekli malzemeyi sağlamak, konu ile ilgili bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları ile yayınlar yapmak, spor adamları yetiştirmek, özürlü bireylerin spor yapabilmesi konusunda ilgili diğer kuruluşlarla işbirliği yapmak...," Yukarı Medyada Özürlülerin Şiddet ve Ayrımcılığa Tabi Tutulmamasını Önlemeye İlişkin Koruyucu Tedbirler Var mıdır?
5378 Sayılı Özürlüler Kanunu'nun 37'inci maddesi buna ilişkin düzenlemeyi içerir.Madde 37.- 13.4.1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (u) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. u) Kadınlara, güçsüzlere, özürlülere ve çocuklara karşı şiddetin ve ayrımcılığın teşvik edilmemesi. Yukarı Belediyeler Bünyesinde Özürlü Hizmet Birimi Oluşturulmasına İlişkin Yasal Bir Dayanak Mevcut mudur?
5378 Sayılı Özürlüler Kanunu'nun 40'ıncı maddesi buna ilişkin düzenlemeyi içerir.Madde 40.- 10.7.2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir. Ek Madde 1.- Büyükşehir belediyelerinde özürlülerle ilgili bilgilendirme, bilinçlendirme, yönlendirme, danışmanlık, sosyal ve mesleki rehabilitasyon hizmetleri vermek üzere özürlü hizmet birimleri oluşturulur. Bu birimler, faaliyetlerini özürlülere hizmet amacıyla kurulmuş vakıf, dernek ve bunların üst kuruluşlarıyla işbirliği hâlinde sürdürürler. Özürlü hizmet birimlerinin kuruluş, görev, yetki, sorumluluk ve işleyişine ilişkin usûl ve esaslar Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle belirlenir. Yukarı Özürlülere Ayrımcılık Uygulanmamasına İlişkin Yasal Bir Düzenleme Mevcut mudur?
Türk Ceza Kanunu'nun 122'inci maddesinde; " Kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce,
felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım yaparak;a) Bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya bir hizmetin icrasını veya hizmetten yararlanılmasını engelleyen veya kişinin işe alınmasını veya alınmamasını yukarıda sayılan hâllerden birine bağlayan, b) Besin maddelerini vermeyen veya kamuya arz edilmiş bir hizmeti yapmayı reddeden, c) Kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen, Kimse hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir." denilmektedir. 5378 Sayılı Özürlüler Kanunu'nun 41'ıncı maddesi ile "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 122 inci maddesinin birinci fıkrasında geçen "dil, ırk, renk, cinsiyet," ibaresinden sonra gelmek üzere "özürlülük," ibaresi eklenmiştir. Yukarı Noterlik İşlemlerinde Özürlülerin Korunmasına Yönelik Uygulama Var mıdır?
5378 Sayılı Özürlüler Kanunu'nun 23 ve 24'üncü maddeleri buna ilişkin düzenlemeyi içerir.Madde 23.- 18.1.1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 73 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. İlgilinin işitme, konuşma veya görme özürlü olması: Madde 73.- Noter, ilgilinin işitme, konuşma veya görme özürlü olduğunu anlarsa, işlemler özürlünün isteğine bağlı olmak üzere iki tanık huzurunda yapılır. İlgilinin işitme veya konuşma özürlü olması ve yazı ile anlaşma imkânının da bulunmaması hâlinde, iki tanık ve yeminli tercüman bulundurulur. Madde 24.- 1512 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Bir noterlik işleminde imza atılmış veya imza yerine geçen el işareti yapılmış olmasına rağmen, ilgilisi ister veya adına işlem yapılan ve imza atabilen görme özürlüler hariç olmak üzere noter, işlemin niteliği, imzayı atan veya el işaretini yapan şahsın durumu ve kimliği bakımından gerekli görürse, yukarıdaki fıkradaki usûl dairesinde ilgili, tanık, tercüman veya bilirkişinin parmağı da bastırılır. Mühür kullanılması hâlinde parmağın da bastırılması zorunludur. Yukarı Kaynak: Özürlüler İdaresi Başkanlığı |
|||
| © 2011 dOlunay | |||